Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/13720 E. 2020/6166 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13720
KARAR NO : 2020/6166
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52-4, 5275 sayılı Kanunun 106. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi ile birlikte 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdurun, sanığın temsile yetkili müdürü ve sorumlusu olduğu … Madencilikte işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde kapalı maden ocağının işçilerinin hafta izni olması nedeniyle çalışma günü olmadığı, mağdurun işyerindeki arkadaşı Hüseyin’e ocağa gireceğini söylediği ve tanık beyanlarına göre ocak içerisine su çektirmek için girdiği ve uzun süre ocaktan çıkmaması üzerine, 300 metre kadar içeride ölü bulunduğu, ölümünün vücudundan elektrik akımı geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması sonucu meydana geldiğinin belirlendiği, sanığın kömür işletmesinde yeterli denetim ve gözetim yaptırması, işçilerin ocak içerisine tek başına girmelerini engellemesi, bunu işyeri uygulamasına dönüştürmesi, işyerine yapılacak her türlü çalışmanın yetkili kişiler nezaretinde ve sorumluluğu altında yapılmasını sağlaması, işçilere yazılı talimatlar hazırlayıp vermesi, iş güvenliği kurallarına uyulmasını davranış biçimi haline getirmesi, kazalı işçiye yer altı kömür işletmesinde olabilecek tehlikeler ve kaçınma yolları konusunda yeterli uygulamalı eğitim verdirmesi gerekirken bu kurallara riayet etmediğinden olayın meydana gelmesinde asli derecede kusurlu olduğu olayda,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin ceza miktarına, cezada takdiri indirim uygulanmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (3) nolu bendi çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20TL olarak hesabıyla 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.