Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/1125 E. 2021/1996 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1125
KARAR NO : 2021/1996
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçiler tarafından, 22.10.2019 tarihinde yapılan üç adet taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesi’nce istemin reddine ve her üç taşınmazın ihale bedeli toplamı üzerinden şikayetçiler aleyhine % 10 oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçilerin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, anılan kararın şikayetçilerce temyiz edildiği görülmüştür.
İİK’nun 134/2. maddesinde; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler” hükmüyle ihalenin feshini talep edebilecek kişiler düzenlenmiştir.
Somut olayda; şikayetçilerden …’nin şikayete konu 2 Parsel, …’in 108 Parsel ve …’ın 13 Parsel sayılı taşınmazların maliki oldukları ancak takip konusu borcun asıl borçlusu olmadıkları gibi malik olmadıkları taşınmazlar yönünden tapu sicilindeki ilgili sıfatlarının bulunmadığı ve ihalede pey süren kişi de olmadıkları anlaşılmıştır. Bu durumda; her bir şikayetçinin sadece kendi malik olduğu taşınmaza yönelik ihale hakkında şikayette aktif husumet ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, her bir şikayetçi yönünden ayrı ayrı hüküm kurularak, şikayetçilerin malik oldukları taşınmazlara ilişkin şikayetlerinin esastan reddi ile o taşınmazın ihale bedeli üzerinden para cezasına hükmedilmesi, malik olmadıkları taşınmazlar yönünden ise şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi ile para cezasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm şikayetçiler yönünden şikayetin esastan reddi ve her bir şikayetçi aleyhine şikayete konu tüm taşınmazlar üzerinden para cezasına hükmedilmesi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2020 tarih 2020/1619 E. – 2020/1933 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 12.02.2020 tarih 2019/285 E. – 2020/11 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 24/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.