YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13449
KARAR NO : 2020/14605
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, mala zarar verme, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının mahkûmiyet hükümleri bakımından uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1- Sanık … hakkında katılan sanık …’a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan beraat ve katılan sanık … hakkında sanık …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık …’ın sanık …’e yönelik işlemiş olduğu suçun adının kasten yaralama yerine müessir fiil olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama, hakaret ve mala zarar verme suçları ile müştekiler … ve Muammer Güvenli’ye yönelik kamu görevlilerine hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’in katılan sanık …’a yönelik işlemiş olduğu suçun adının kasten yaralama yerine müessir fiil olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan …. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.01.2010 tarihinde kesinleşen, 11.03.2009 tarihli, 2007/439 E., 2009/331 K. sayılı 6000,00 TL adli para cezasına dair mahkumiyetinin, uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olup, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, lehe olan bu düzenleme ve TCK’nm 7/2. maddesi uyarınca sözü edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı ve bu mahkumiyeti yerine adli kaydında yer alan Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2009 tarihinde kesinleşen, 04.11.2009 tarihli, 2005/1277 E., 2009/1321 K. sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan TCK’nm 86/2, 3-e maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2009 tarihli, 2005/1277 E., 2009/1321 K. sayılı kararı ile TCK’nın 86/2, 3-e maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasını içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınmasına; ancak karşı temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin,…Sulh Ceza Mahkemesince verilmiş 11.03.2009 karar tarihli, 2007/439 E., 2009/331 K. sayılı kararındaki adli para cezasına göre belirlenmesine, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında kamu malına zarar verme ile
katılan sanık …’a yönelik hakaret, tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Kamu malına zarar verme suçu bakımından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan müşteki İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, yapılan iade işlemi üzerine müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin 29.07.2019 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
b- Sanık …’ın aracıyla 16 JR 403 plakalı polis aracına kasten çarpmak suretiyle işlemiş olduğu kamu malına zarar verme suçundan TCK’nın 152/1-a maddesinden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken aynı Kanun’un 152/2-a maddesinden cezalandırılmasına karar verilmesi,
c- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 125/1-4. maddeleri uyarınca hakaret, TCK’nın 106/1. maddesi uyarınca tehdit ve TCK’nın 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçlarından hüküm kurulduğu suç tarihinde mala zarar verme ve tehdit suçlarının uzlaşma kapsamında bulunmamaları ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsamına girmeyen bir başka suçla işlenmiş olması nedeniyle uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de, TCK’nın 151/1 ve 106/1. maddeleri kapsamındaki mala zarar verme ve tehdit suçlarının 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındıkları söz konusu kanun değişikliğine göre, sanık hakkında hakaret, tehdit ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaştırma işlemi uygulanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm bakımından müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin, diğer suçlardan kurulan hükümler bakımından da sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.