YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6108
KARAR NO : 2021/1394
KARAR TARİHİ : 02.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
05.08.2017 ve sonrasında verilen kararlarda, yokluğunda karar verilen “görüldü savcısı”nın o yer veya mülhakat asliye ceza mahkemesi kararlarını temyiz süresi, kararı temyize hakkı olan diğer süjelerle eşit biçimde ve tebliğden itibaren onbeş (15) gün olup dosya içerisinde gerekçeli kararının görüldü savcısına tevdiine ilişkin evraka rastlanmadığından tebellüğ tarihi tevdii tarihi sayılarak, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi tebliğnameye aykırı olarak süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında katılan …’ya yönelik mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçuna yönelik olarak, katılanın zararı kovuşturma aşamasında giderildiği halde sanık hakkında TCK’nın 168/2 maddesi yerine 168/1. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından; TCK’nın 151. maddesi gereğince verilen 4 ay hapis cezasından TCK’nın 168/1. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılırken 1 ay 10 gün yerine 3 ay 10 gün hapis cezası tayini sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Hırsızlık suçuna yönelik olarak, suça konu hayvanların hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan HAGB kararı verilen sanık Adem Şahin’e satıldığının öğrenilmesi üzerine hayvanların sanıktan alınarak katılana iade edildiği ancak sanık Adem Şahin’in zararının giderilip giderilmediği araştırılmadan sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 168/1 maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Mahkemece keşif sırasında yapılan gözlem ve bilirkişi raporuna göre suça konu ahırın ikametin eklentisi niteliğinde olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanığın ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin duruşmaya katılmayı istememesine rağmen katılmasına karar verilmesi,
2-Müştekiye ait aracın düz kontak yapılarak çalındığının anlaşılması karşısında, eylemin TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeyerek TCK’nın 141/1 maddesi ile hüküm kurulması,
3-Her ne kadar müştekiye ait araç yerine bırakılmışsa da aracın düz kontak yapılması sebebiyle müştekinin zararı oluştuğundan, müştekiden soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak rıza göstermesi durumunda sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, kısmi iadeye rıza gösterilmemesi halinde ise müştekinin zararı kovuşturma aşamasında giderildiğinden aynı Yasanın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-TCK’nın 61. maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 02.02.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.