YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2970
KARAR NO : 2020/6004
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
Davacı, mirasbırakan annesi …’in 235 ve 328 parsel sayılı taşınmazlarını ölünceye kadar bakma akdiyle davalıların mirasbırakanı olan oğlu …’a temlik ettiğini, …’ın ölümü ile dava konusu taşınmazların mirasçıları olan davalılara intikal ettiğini ve aralarında yaptıkları taksim sonucunda taşınmazların davalılar … ve … adına tescil edildiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemiştir.
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, 36 yıl boyunca birlikte yaşadıklarını mirasbırakan …’ya ölünceye kadar kendilerinin baktığını, dava konusu taşınmazların bakım karşılığında mirasbırakanları …’a devredildiğini, temliklerin mal kaçırma amaçlı yapılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı ve davalıların istinafı üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kabulü ile HMK’nin 353/1.b.2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, davanın kabulü ile vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin işin esasına yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının Reddine.
Ancak, bilindiği üzere 6100 sayılı HMK 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesine yer verilmiştir. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Somut olayda, doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptaline karar verilmesi gerekirken davalılar adına kayıtlı olan payların tamamının tapusunun iptaline karar verilmesi ve davacının miras payını gösteren veraset ilamına atıf yapılmadan hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Ne var ki, değinilen bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine ait hükmün 2. bendinde yer alan “Davanın KABULÜ İLE … İli, … İlçesi, … Köyü, 235 parsel ve 328 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2 oranında davacı … adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, BAKİYE KISMIN DAVALILAR UHDESİNDE BIRAKILMASINA,” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine 2. bent olarak; “ Davanın Kabulü ile … İli, … İlçesi, … Köyü, 235 ve 328 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar … ve … adlarına kayıtlı olan payların … Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.01.2017 tarih ve 2017/195 Esas 2017/164 Karar sayılı veraset ilamındaki davacının miras payı oranında iptali ile miras payı oranında davacı … adına tesciline, kalan payların davalılar … ve … üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.