Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/16346 E. 2021/1713 K. 21.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16346
KARAR NO : 2021/1713
KARAR TARİHİ : 21.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık … ve müdafiin 28-30.12.2015 havale tarihli süre tutum dilekçeleri ile sadece “sanık” sıfatı ile kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği, 01.02.2016 havale tarihli ayrıntılı temyiz dilekçesinde de, “katılan sanık müdafii” sıfatı bulunsa da sanık … hakkında katılan …’ya karşı yaralama suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı kararı temyiz etmediği anlaşıldığından tebliğnamenin (2) numaralı görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Sanık hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanık ve müdafiinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık hakkında müşteki Cemil ve mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında müşteki Cemil’e karşı yaralama eyleminden kurulan hüküm yönünden; Müşteki Cemil hakkında düzenlenen adli raporun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı anlaşılmakla, müştekinin geçici ve kesin raporları ile yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakların en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre, yaralamanın basit tıbbi

müdahale ile giderilip giderilemeyeceği ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olup olmadığı hususlarında rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında mağdur …’a karşı yaralama eyleminden kurulan hüküm yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 21.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.