Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17934 E. 2020/16357 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17934
KARAR NO : 2020/16357
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait çeşitli şubelerde 04/07/2011 tarihinden 12/10/2013 tarihine kadar çalıştığını ve iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece kıdem tazminatının kabulü, diğer tüm taleplerin ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının iş akdinin nasıl feshedildiği ve buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde davalıya ait marketler zincirinde müdür yardımcısı, danışman, reyon görevlisi gibi çeşitli görevlerde rızası hilafına çalıştırıldığını, maaşında azaltmalar yapıldığını, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, 2013 yılında evlenmesine ve bu durumu bildirmesine rağmen asgari geçim indirimlerinin eksik ödendiğini ve 06.09.2013 tarihinde tüm bu durumların düzeltilmesini istediğini, yıllık izne çıkartıldığında da yerine başka eleman alınarak adeta eylemli fesih yoluna gidildiğini tüm bu nedenlerle 12.10.2013 tarihinde iş akdini haklı olarak feshettiğini iddia etmiş, davalı taraf ise davacının 19.10.2013 tarihinden itibaren işe gelmediğini ve hakkında devamsızlık tutanakları tutulduğunu bu sebeple iş akdine haklı nedenle son verildiğini savunmuş olup mahkemece davacının iş akdinin kıdem tazminatını gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiği davalı işverence kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamı, davalı yanca davacının iş akdini sona erdirdiğini iddia ettiği tarihten sonra tutulan tutanaklar ve özellikle davacının dava dilekçesi içeriğine göre davacının kendisinin iş akdini 12.10.2013 tarihinde feshetmiş olduğu anlaşıldığından mahkemece davacının fesih gerekçeleri ve aşağıda yer alan 3. bentteki bozma sonucu oluşacak sonuçta değerlendirilerek davacı işçinin iş akdini feshinin haklı olduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi kıdem tazminatının kabulüne karar verilmeli, iş akdini feshetmekte haklı sebebi bulunmadığı anlaşılır ise kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi bozma sebebidir.
3- Davacının eksik ödenen asgari geçim indirim alacağının bulunup bulunmadığı konusu da taraflar arasında ayrı bir uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacı 2013 yılında evlendiğini ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen işverence bu durumun dikkate alınmadan bekar olarak asgari geçim indiriminin ödendiğini iddia etmiş, davalı ise savunmasında asgari geçim indirimi alacaklarının bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunmuştur. Davalının kendisine bildirim yapılmadığı yönünde hiçbir savunması olmamasına rağmen mahkemece , davacının evlendiği ve eşinin çalışmadığına dair davalı işverene bir bildirimi olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davacının asgari geçim indirimi alacağı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Dosya içerisinde yer alan nüfus kayıt örneğine göre davacının 11.06.2013 tarihinde evlendiği ancak bu tarihten fesih tarihi olan 12.10.2013 tarihine kadar tüm bordrolarda davacıya bekar veya eşi çalışan ve çocuksuz kişiye ödenecek miktarda asgari geçim indirimi ödemesi yapıldığı görüldüğünden bu itibarla eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalıdır. Davacının uyuşmazlık konusu dönemde davacının eşinin çalışıp çalışmadığı araştırılmalı ve araştırma neticesiyle birlikte davacının yararlanması gereken asgari geçim indirimi oranı açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre varsa davacının ödenmeyen asgari geçim indirimi alacağının miktarı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.