Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17989 E. 2021/18311 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17989
KARAR NO : 2021/18311
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

KARAR

Hakaret suçundan sanık …’nın müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 43/2, 29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 920,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Ayancık Sulh Ceza Mahkemesinin 21/02/2014 tarihli ve 2013/146 esas, 2014/64 sayılı kararının 21/03/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 20/04/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi üzerine, taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle hükmün açıklanmasına ve sanığın müşteki …’e yönelik eyleminden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 29, 62 ve 52. maddeleri gereğince 740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ayancık Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2020 tarihli ve 2018/310 esas, 2020/102 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/03/2021 gün ve 2021/23700 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında müşteki …’e yönelik hakaret eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, Ayancık Asliye Ceza Mahkemesince 15/05/2019 tarihli oturumda dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi üzerine, uzlaştırmacı tarafından tanzim edilen raporda, sanık ile müşteki …’in edimli olarak uzlaştıkları ve sanığın müştekiye ait banka hesabına 1.000,00 Türk lirası yatırdığı hususunun belirtildiği, sanığın müştekinin Ziraat Bankası hesabına 13/02/2019 tarihinde yatırdığı 1.000,00 Türk lirasına ilişkin ödeme dekontunun da söz konusu rapora eklendiği gözetilerek, 5271 sayılı Kanun’un mahkeme tarafından uzlaştırma başlıklı 254/2. maddesinde yer alan “Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma müessesesinde 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Yasa ile köklü değişiklikler yapılmıştır. 6763 sayılı Kanun 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
6763 Sayılı Kanun ile değişiklik öncesi şikayete bağlı suçlar ile şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç olmak üzere TCK’nın 86. maddesi), taksirle yaralama (TCK’nın 89. maddesi), konut dokunulmazlığının ihlali (TCK’nın 116. maddesi), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK’nın 234. maddesi), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (TCK’nın 234. maddesi, dördüncü madde hariç) ve özel kanunlarda uzlaşmaya tabi olduğu belirtilen suçlar uzlaşmaya tabi suçlar idi. Bu genel kuralın istisnası olarak da soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa da etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildi. Ana kuralın bir diğer önemli istisnası da uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaşma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi durumu idi ki, bu durumda da uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı yaptırım altına alınmıştı.
Ayrıca CMK’nın 254. maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253’üncü maddede belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmişti. Bu madde de 6763 sayılı yasa ile: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan taraflar arasında gerçekleştirilen uzlaşma girişiminin olumlu sonuçlanması durumunda, bir başka deyişle tarafların herhangi bir edim öngörülmeksizin uzlaşmaları veya öngörülen edimin def’aten ödenerek uzlaşmaları durumunda yargılamaya konu kamu davası hakkında düşme kararı verileceği CMK’nın 254/2. maddesinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan kamu davasının açıldığı, bu suçun uzlaştırmaya tabi suçlardan olduğu, tarafların kovuşturma aşamasında uzlaştıklarına ilişkin raporun dava dosyasına sunulduğu, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, CMK’nın 254/2 ve 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerekirken, mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan kurulan, Ayancık Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2020 tarihli ve 2018/310 esas, 2020/102 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309. maddesinin 4/d fıkrası uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, CMK’nın 254/2 ve 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
3- Sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 08/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.