YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20021
KARAR NO : 2013/17407
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat … ve davacı asil … ile vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile ortak olarak iki bina yaptıklarını ancak yapım masraflarının kendisi tarafından kredi çekilmek suretiyle karşılandığını, aralarında imzalanan 07.11.2001 tarihli sözleşme gereği bu iki bina yapımı bedeli olarak kabul edilen 185.000DM karşılığında mülkiyeti taraflara ait bağımsız bölümde kiracı olan BİM tarafından 8 yıl süre ile ödenecek kiraların kendisine ödendiğini, bu miktarın 185.452,00TL olduğunu, ancak zaten 1/2 paya sahip oduğundan davalının bu şekilde yaptığı ödemenin 92.726,00TL olacağını, bu meblağın kendisinin yaptığı ödemeyi karşılamadığını iddia ederek, şimdilik 8.000,00TL’nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş; 25.04.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle de talebini 80.127,00TL olmak üzere artırmıştır.
Davalı, davacıya sözleşmede belirtilen 185.000DM’dan daha fazla ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 80.127,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan 2012/20021-2013/17407
tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu sözleşme incelendiğinde, tarafların ortak olarak yapmış oldukları iki binadan dolayı toplam masraflarının 209.000DM olduğu, bu paranın davacı tarafından alınan kredi ile sağlandığı, her iki tarafın da gösterdiği fedakarlıklar değerlendirildiğinde bu bedelin 185.000DM olarak belirlendiği ve bunun karşılığında davacının 8 yıl boyunca BİM kira gelirini tek başına alacağı hususunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı, 8 yıl boyunca BİM kira gelirinin tamamının 185.452,00TL olarak kendisi tarafından alındığını kabul etmekteyse de, bu kira gelirinin ½ hissesinin mülkiyet gereği zaten kendisinin olduğunu, dolayısıyla aslında davalının yapmış olduğu ödemenin 92.726,00TL olacağını, bu meblağın kendisinin yaptığı ödemeyi karşılamadığını iddia etmiştir. Oysa, sözleşmede kararlaştırılan 185.000DM’ın her iki tarafın ortak borcu olarak belirlendiği, davacının da sözleşmede belirlenen 185.000DM ödemeyi fazlasıyla aldığı açıktır. Hal böyle olunca, davanın reddi gerekirken, aksi değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.190,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.