YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1242
KARAR NO : 2021/8113
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/09/2020 tarihli ve 2020/141362 soruşturma, 2020/31961 esas, 2020/22228 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli ve 2020/803 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2020 tarihli ve 2020/784 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/12/2020 gün ve 16842-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/01/2021 gün ve 2021/1980 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/09/2020 tarihli ve 2020/141362 soruşturma, 2020/31961 esas, 2020/22228 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli ve 2020/803 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2020 tarihli ve 2020/784 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesince, ”Şüphelilerin cezalandırılması talep edilen sevk maddelerinin yanlış yazılmış olması” gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, mahkemelerin iddianamedeki eylem ve şüpheli ile bağlı olup sevk maddelerinin yanlış veya eksik gösterilmesi sebebiyle iade kararı veremeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/2. maddesinde yer alan “Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.” şeklindeki düzenleme uyarınca mahkemece takdir edilecek hususlar nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesince, ”Şüphelilerin cezalandırılması talep edilen sevk maddelerinin yanlış yazılmış olması” gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet Savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, iddianame ile dava konusu yapılan eylem dışında başka bir eylemin daha dava konusu yapılması gerektirdiğini düşünen mahkemenin bu hususu ayrıca ihbara konu yapabileceği, mahkemenin iddianamedeki eylem ve şüpheli ile bağlı olup sevk maddelerinin yanlış veya eksik gösterilmesi sebebiyle iade kararı veremeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/2. maddesinde yer alan “Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.” şeklindeki düzenleme uyarınca mahkemece takdir edilecek hususlar nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANKARA) 3. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 24/09/2020 tarih ve 2020/784 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 13/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.