YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/124
KARAR NO : 2021/2009
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … vekili, boşanmayla birlikte davalının … Çiçekçilik isimli işyerinin bulunduğunu, bu işyerinin davacı ve ailesinin katkıları ile alındığını, dükkanda satılan süs eşyalarını davacının yaptığını, davalı adına kayıtlı … ve … plakalı iki araç olup, davalının Bingöl’deki hesaplarında da ortaklık olduğunu açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL katkı payının faiziyle davacıya verilmesini, ayrıca ziynet eşyaları elinden zorla alındığından, 20.000 TL değerinde set, 24.000 TL değerinde 6 bilezik, 7.000 TL değerinde 10 adet tam altın, 1 adet çeyrekli bilezik ve 5000 TL değerinde ziynet eşyalarının davacıya iadesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalının bir aracı olup, bu aracın da bankadan rehinli olarak, 36 taksitle alındığını, son taksit tarihinin 17.03.2016 olduğunu, … plakalı aracı sattığını, aracın bedeli ile aracın borçlarını, rehinli alınan … plakalı aracın peşinatını, kalan kısmıyla da SGK primlerini ve davacının borçlarını ödediğini, davalının işyerini vakıf desteği ile açtığını, taşınmazı olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, boşanma ve ferilerine ilişkin verilen kısmen kabul kısmen redde ilişkin hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/1846 Esas, 2015/15923 Karar sayılı ilamı ile davacının boşanma ve ziynet alacağı davaları yanında 100.000 TL katkı payı alacağı talebinin de olduğu, bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, boşanma, velayet, maddi, manevi tazminat talepleri bozma ilamına konu edilmediğinden bunlarla ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacının ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne, 48.387 TL ziynet alacağının dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, katkı payına yönelik talebinin kısmen kabulü ile 33.046.42 TL katkı payı alacağının karar tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2019/315 Esas, 2019/3790 Karar sayılı ilamı ile, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında davalı erkek yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğduğundan, davalı aleyhine ilk kararda verilen, 43.387 TL alacak miktarından fazla olacak şekilde, 48.387 TL ziynet alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğuna,mali müşavir bilirkişi tarafından, 27.03.2017 tarihli hesap raporundaki tespitlere göre hesaplama yapılırken, … plakalı araç için, dosyaya sunulan kayda göre diğer aracın 2011 model değeri olan 54.113 TL değer esas alınarak, yarısının davacının katılma alacağı olduğunun belirtildiği, … plakalı aracın değeri de, … plakalı aracın 2011 model değeri ile karıştırılarak, 47.848 TL olarak hesaplamaya esas alındığı, bunun %19.44 oranı ile çarpımının yarısı olan 4.650.83 TL katılma alacağı olduğunun belirtildiği, hesaplama yapılırken … plakalı aracın 2007 model olmasına rağmen 2011 yılı modelinin güncel değerinin esas alınarak hesaplama yapılması şeklinde hatalı değer tespitiyle birlikte, katılma alacağı hesabı yapılırken araç değerlerinde de hataya düşüldüğü buna göre, 2011 model … plakalı aracın, 36 ay vadeli kredi ile alındığı ve edinilmiş mal oranının ödenen taksit karşısında,%19.44 olduğu tespiti doğru ise de; araçların güncel değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile mal rejiminin sona erdiği tarihteki modelleri, nitelikleri ve durumlarına göre belirlenerek, temyiz edenin sıfatı da gözetilerek katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, dosya kapsamıyla örtüşmeyen tespitler ve hesaplamalar içeren bilirkişi raporuna dayanarak katılma alacağına hükmedilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat talepleri kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,ziynet eşyalarına yönelik talebin kısmen kabulüne, 43.387 TL ziynet alacağının 21.10.2013 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, 29.424,59 TL katkı alacağının karar tarihi olan 21.12.2017 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davaya konu araçlar ve işyeri yönünden dava, artık değere katılma alacağı istemine ilişkindir.
a) Mahkemece, hüküm fıkrasının 3. bendinde, ‘’katkı payına yönelik talebinin kısmen kabulüne,’’ ibaresine yer verildiği, davanın katılma alacağı davası olduğu, buna göre mahkemece ‘’katılma alacağına yönelik talebin kısmen kabulüne’’ şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b) Katılma alacağında, malların kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad. 227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad. 232, 239/1) hesaba katılır. TMK’nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay’ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Kararda faiz başlangıcı tarihleri infazda karışıklığa veya duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gereklidir (HMK.mad. 297/2).
Somut olayda, davaya konu araçların bozma sonrası verilen karara en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden katılma alacağı belirlendiğinden bozma sonrası karar tarihi faiz başlangıcında dikkate alınmalıdır. Mahkemece, yazılı şekilde araçlar için belirlenen katılma alacağına son bozma öncesi karar tarihi olan 21.12.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde değildir.
Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (2.a) ve (2.b) bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının üçüncü bendinde geçen “katkı payına yönelik talebin kısmen kabulüne kısmen reddine, 29.424,59 TL katkı payı alacağının karar tarihi olan 21.12.2017 tarihinden itibaren” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına,bunun yerine” katılma alacağına yönelik talebin kısmen kabulüne kısmen reddine, 29.424,59 TL katılma alacağının karar tarihi olan 12.11.2020 tarihinden itibaren’’ ibaresinin yazılmasına, HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.