Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32625 E. 2021/13923 K. 17.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32625
KARAR NO : 2021/13923
KARAR TARİHİ : 17.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

K A R A R

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi; hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak; sanık hakkında bozma öncesi 28.12.2007 tarihli ilk hükümde TCK’nın 170/1-c, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uygulanarak belirlenen 3.000,00 TL adli para cezası şeklindeki kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği, hükmün Yargıtay 8. Ceza Dairesince sanık lehine bozulduğu, esas mahkemesince bozma üzerine sanığın TCK’nın 170/1-c, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklandığı, sanığın temyizi üzerine hükmün Yargıtay 8. Ceza Dairesince suç vasfı nedeniyle sanık lehine bozulduğu, bozmaya uyularak sanığın TCK’nın 106/2-a, 62 ve 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, 28.12.2007 tarihli hükmün sadece sanık lehine temyiz edilerek Yargıtayca bozulduğu gözetilerek, bozma ilamlarına uyulmasına karşın 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinde düzenlenen aleyhe hüküm kurma yasağına aykırı davranılması;
Kanuna aykırı ve sanık … ‘ın temyiz iddiaları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye kısmen uygun olarak CMUK’un 326/son maddesindeki kazanılmış hak kuralı uyarınca hüküm fıkrasına “2 yıl 6 ay hapis cezasından” sonra gelmek üzere “sanığın neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak TCK’nın 52/4 maddesi gereğince takdiren adli para cezasının sanıktan birer ay ara ile 24 eşit taksitle tahsiline” şeklindeki ifadelerinin eklenilmesi ve sonuç cezanın adli para cezası olması sebebiyle ‘TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına’ ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.