YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4301
KARAR NO : 2011/3248
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … AŞ ve TEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine 07/06/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 388/son ve 389. maddeleri gereğince gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların el verdiği ölçüde sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir.
Yerel mahkemece verilen kararda, kabul edilen manevi tazminatın “…davalıdan tahsiline…” karar verildiği belirtilmiştir. Davada iki davalı olup manevi tazminatın kim veya kimlerden alınacağı açık ve net olarak gösterilmemiştir. Bu durum, kararın yerine getirilmesi sırasında duraksamaya yol açacak nitelikte olduğundan sorumlu tutulan davalı veya davalıların açık ve net olarak belirtilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; davacının maddi tazminat isteğinin ibraname nedeniyle konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa davacı, bu ibranamenin uygulanmadığını belirterek kabul etmemiştir. İbraname tarihsiz olup taraflarca imzalanmış bir taslak görünümündedir. Davalı tarafta bu ibranamenin geçerliliğini doğrulayacak bir kanıt sunamamıştır.
Yerel mahkemece, ortada geçerli bir ibraname bulunmadığı gözetilerek, davacının maddi tazminat isteğinin de incelenip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle taraflar yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.