Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/4289 E. 2021/3369 K. 07.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4289
KARAR NO : 2021/3369
KARAR TARİHİ : 07.04.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

İzinsiz kazı yapmak suçundan tüm sanıkların beraatlerine, kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanıklar … ve …’in mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, mahalli … savcısı, katılan vekili, sanık … müdafii ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- İzinsiz kazı yapmak suçundan sanıklar … ve …’in beraatlerine ilişkin hükme yönelik, katılan vekili ve mahalli … savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda sanıkların kazı yaptıkları alanların tespit edilemediği, iletişim tespit tutanaklarından da kazı yaptıklarına ilişkin somut bir delilin elde edilemediği, bu konuda dosya kapsamındaki tek kanıtın, sanık …’nun evinden ele geçirilen dedektör ve kazma olduğu, bu eşyaların kazı yapmak suçunda kullanıldığının iddia edildiği, ancak dedektör ve kazma edinilmesinin hazırlık hareketi olarak da değerlendirilebileceği, sanıkların toprak kap, bronz murç, iki adet gümüş sikkeyi nasıl elde ettiklerinin somut olarak tespit edilemediği, eşyaların ticari gaye ile bir başkasından alınmış olabileceği gibi bulunmuş da olabileceği, bu nedenlerle sanıkların kültür varlığı elde etmek için izinsiz kazı yaptıklarının sabit kabul edilemeyeceği gerekçesi ile beraatlerine dair hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli … savcısı ve katılan vekilinin, sanıkların izinsiz kazı yapmak suçundan da mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA;
2- İzinsiz kazı yapmak suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekili ve mahalli … savcısının, kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanık … ve …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik, sanık … müdafi ve sanık …’nun temyiz istemlerinin incelenmesine gelince:
a- … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/12/2012 tarihli ve 2012/796 değişik iş sayılı arama kararına istinaden sanık …’nun evinde yapılan aramada, dosya kapsamında mevcut 27/03/2014 havale tarihli bilirkişi ek raporu ile 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldıkları tespit edilen kültür varlıklarının ele geçirildiği, anılan Kanunun 67/2. maddesinde açıklanan kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunun, 5271 sayılı CMK’nın 135. maddesinin 8. fıkrasındaki, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanabileceği suçlar arasında sayılmadığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında, dava konusu eserlerin babaannesinden kaldığını beyan ettiği, kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunun oluşması için, bildirimi yapılmamış kültür varlıklarının ticaret kastıyla “satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerinden hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediği, bu kapsamda sanığın eyleminin anılan Kanunun 70/1. maddesinde düzenlenen “kültür varlığını bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesisi,
b- 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi tüm taşınır kültür varlıklarının, aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suça konu kültür varlıklarının akıbeti konusunda karar verilmemesi kanuna aykırı,
c- T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d- UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık …’ın 28/10/2014 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.