Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3755 E. 2021/4120 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3755
KARAR NO : 2021/4120
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.10.2018 tarih ve 2015/385-2018/370 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının faturaya dayalı alacağının tahsili için yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malların teslim alındığını, karşılığında müşteri çeklerinin verildiğini savunarak davanın reddini, %40’dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı şirketin borcu müşteri çekleri ile ödediğine dair savunması yönünden çeklerden … nolu ve 2.000,00 TL çekte davalı şirketin cirosundan sonra, davacı şirketin cirosunun bulunduğu ve çek bedelinin bankaca ödendiği, takibe konu borcun 2.000,00 TL’sinin ödendiğini kabulü gerektiği, diğer çekler yönünden ise takip konusu borcun ödendiğine yönelik bir delil olmadığından ödeme olarak değerlendirilmediği, takibin 3.559,13 TL alacak yönünden devamının ve takipte işlemiş faize yönelik davanın ise feragat nedeniyle reddinin gerektiği, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı alacaklının icra tazminatı talebinin de kabulü gerektiği, takip tarihindeki İİK hükümleri de dikkate alınarak davalının asıl alacağın %40 tutarında icra tazminatına mahkum edilmesinin doğru görüldüğü gerekçesiyle davalının Ümraniye 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/9934 sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 3.559,13 TL alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takipte işlemiş faize yönelik davacının feragat nedeniyle reddine, davalının asıl alacağın 3.559,13 TL’nın %40’ı tutarında icra tazminatına mahkum edilmesine, davalının reddilen miktar yönünden icra tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’un 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle HUMK’ya eklenen ek-madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2018 yılı için 2.590,00 TL’dir. Davacı vekilince temyize konu yapılan miktar anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından ve kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 182,32 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.