Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5854 E. 2021/4210 K. 28.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5854
KARAR NO : 2021/4210
KARAR TARİHİ : 28.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.04.2019 tarih ve 2018/180 E- 2019/280 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.06.2020 tarih ve 2019/1472 E- 2020/640 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca davalıya kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle gönderilen ihtarname ile hesabın kat edildiğini, diğer davalı … ‘un müteselsil kefil olduğunu, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz ile durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istedi.
İlk derece mahkemesince, iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 23.05.2016 tarihli 350.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesine istinaden genel kredi kullandırıldığı, davalılara keşide edilen 19.12.2017 tarihli kat ihtarnamesinin Tebligat Kanunu 21. maddesine göre mahalle muhtarına 21.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 25.12.2017 tarihinde temerrüde düştükleri bu haliyle hesabın kat edildiği ve bilirkişi raporunda hesaplandığı şekilde davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacak miktarının 278.222,48 TL, işlemiş faizin 9.721,09 TL işlemiş faiz, 486,05 TL gider vergisinin olduğu, alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davaya konu icra takibinde talep edilen miktarlar dikkate alınarak Antalya 8. İcra Müdürlüğü’nün 2018/808 esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile takibin 278.222,48 TL asıl alacak, 9.721,09 TL işlemiş faiz ve 486,05 TL gider vergisi üzerinden asıl alacağın takip tarihinden itibaren %33,12 temerrüt faizi ve faizi üzerinden %5 gider vergisi uygulanarak devamına, hükmolunan alacağın %20’si tutarındaki 57.685,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı banka tarafından taksitli ticari kredilere, ticari kart ve kredili mevduat hesaplarına 01.01.2017-30.06.2018 dönemi için TCMB tebliği ile getirilen sınır dahilinde % 22,08 oranında faiz uygulandığı, bu durumda davacı banka tarafından kredilere fiilen uygulanan en yüksek faizin % 22,08 olduğu ve bu oranın % 50 fazlası olan % 33,12 temerrüt faiz oranının taksitli krediler için de uygulanması gerektiği, ilk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi raporuna göre, temerrüt faizinin % 33,12 olduğuna ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.04.2021 tarihinde kesin oybirliğiyle karar verildi.