Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/925 E. 2021/3009 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/925
KARAR NO : 2021/3009
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.02.2020 tarihli ve 2016/9916 Esas, 2020/1806 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacılar vekili ve davalılardan … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 175 ada 236 parsel sayılı taşınmazın 150 m2 bölümünün müvekkili tarafından … Noterliğinin 24.03.1971 tarih, 944 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile satın alındığını, taşınmazın 1971 yılından beri davacının zilyetliğinde bulunduğunu, davacı lehine Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesindeki şartların gerçekleştiğini açıklayarak davalılar üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla satım bedelinin dava tarihindeki karşılığı olarak 7.500 TL ve üzerinde yapılan evin değeri olarak 500 TL olmak üzere toplam 8.000 TL’nin davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında davacının ölümü üzerine, mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
Davalılardan … mirasçısı … 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesindeki hak düşürücü süre geçtiğinden, kayıt maliklerinden davalı …, davacının muhatabının … mirasçıları olduğundan davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece ilk hükümle, davanın kabulüne ve dava konusu 175 ada 215 (236) parsel numaralı taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 29.11.2012 tarihli ve 2012/11492 Esas, 2012/11377 Karar sayılı ilamında, yazılı gerekçelerle tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacının dilekçesinde, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde satış bedeli ile taşınmaz üzerinde bulunan evin değerinin tahsiline karar verilmesini istediği, davacı vekilinin 24.03.1971 tarihli harici satış sırasında satım bedeli olarak bir kısım davalılar murisi …’a 13.250 TL (eski TL) ödendiğini ileri sürdüğü, ancak sözleşmenin içeriğinde ”…borcun tamamı ödendikten sonra 150 m2’lik yer ifraz edilerek alıcıya verilecektir…” ibaresinin bulunmakta olup, yargılama aşamasında ödenen bedelin bulunup bulunmadığına ilişkin mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadığı belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, davacının tapu iptali ve tescile yönelik davasının ve sözleşme bedelinin iadesine yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 25.02.2020 tarih ve 2016/9916 Esas, 2020/1806 Karar sayılı kararı ile davacılar murisinin bir kısım davalılar murisi …’a satış bedeli olarak bono verdiği sabit olduğuna göre, bono bedellerinin ödenmediğini ispat yükünün davalıda olup, davalı tarafın bu hususun aksini dosya kapsamına göre ispatlayamadığı, bu durumda davacının sözleşmedeki bedeli talep edebileceği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekili ve davalılardan … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir.
Dava, harici satış ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK’nin 713/1, 996. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedele ve taşınmaz üzerindeki evin değerine ilişkin alacak isteğine ilişkindir.
1. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici nedenlere ve HUMK’un 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri yerinde görülmemiştir.
2. Davacı tarafın dava dilekçesi ile taşınmaz üzerinde bulunan evin bedelini de talep ettiği anlaşılmakla, fen bilirkişisi Mete Altun tarafından düzenlenen 17.05.2011 havale tarihli rapor ekindeki krokide kırmızı renk ile gösterilen 101 m2 taban alanlı 2 katlı kargir evin dava tarihi itibariyle rayiç değerinin tespit edilmesi ve davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususun bozma konusu yapılmamasının maddi hataya müstenit olduğu anlaşıldığından, bu yöne ilişkin karar düzeltme talebi yerinde görülmüştür.
SONUÇ: Davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle kabulü ile Dairenin 25.02.2020 tarih ve 2016/9916 Esas, 2020/1806 Karar sayılı bozma ilamına, yukarıda 2. bentte açıklanan nedenin eklenmesine, hükmün bu yönde de 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin 1. bentte yazılı nedenlerle reddine, takdiren 490,00’er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınmasına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 113,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 10,30 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına 31.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.