Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/34420 E. 2021/18644 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34420
KARAR NO : 2021/18644
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kamu görevlisine hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar

K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık …’ye yüklenen tehdit eyleminin birden fazla mağdura karşı işlendiği kabul edilmesine karşın hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi kabul edilmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Aynı yargı çevresinde başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan, 12.04.2013 tarihli oturumda duruşmalara katılmak istediğine dair beyanda bulunan sanık … ile farklı yargı çevresinde başka suçtan hükümlü olan, talimat mahkemesindeki savunmasında duruşmalardan vareste tutulmayı istemediğini, bizzat duruşmalara katılmak istediğini beyan eden sanık …’ün, hükmün açıklandığı ve halen cezaevinde oldukları anlaşılan 26.11.2013 tarihli son oturumda duruşmada hazır bulundurulmaları sağlanıp, yüzlerine karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluklarında karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması,
2)Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda; sanık …’nin aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, olayın görgü tanığının bulunmaması,mağdur …’ın soruşturma aşamasında sanığın tehdit hakaret sözü söylediğini ancak ne söylediğini hatırlamadığını beyan etmesi, kovuşturma aşamasında ise tehdit ve hakaret suçuna dair bir beyanının olmaması, diğer mağdurların sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret eylemlerine dair beyanlarının olmaması, mağdur kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 18.04.2012 tarihli tutanakta ise sanıklar …ile …’in kavgayı ayırmak için araya girdiklerinin belirtilmesi, tehdit ve hakaret sözü söylediklerine dair bir beyanın bulunmaması, dosya kapsamında mağdur …’ın beyan ve iddiaları dışında sanığın savunmasının aksini ispata elverişli somut delil bulunmaması karşısında ve ani gelişen olayda sanıklar …ve …’in aralarındaki iştirak iradesinin nasıl oluştuğu denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile sanık … hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,
3)Kabule göre;
a)Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda temel cezanın doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine önce aynı Kanun’un 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra arttırım yapılması,
b)Adli sicil kayında herhangi bir ilam bulunmayan sanık … hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun diğer şartlarının dosya kapsamına göre oluşup oluşmadığı tartışılmaksızın, ”sanığın geçmişteki halleri, sabıka durumları göz önüne alınarak, şartları oluşmadığı” biçimindeki yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanıklar …, … ve …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.