YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1903
KARAR NO : 2021/3444
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin maliki olduğu 172 ada 2 parsele davalılar tarafından haksız şekilde tecavüzde bulunulduğunu belirterek, davalıların elatmalarının önlenmesine, yapıların kal’ine, olmadığı taktirde arsa bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama aşamasında kal isteminden feragat edilmiştir.
Mahkemece, “…172 ada 2 parsel sayılı taşınmaza taşkın inşaat yapıldığından bahisle dava açıldığı, yapılan araştırmada ilgili taşınmazın … adına kayıtlı olduğu ancak davayı açan kişinin … olduğu, davacının bu davayı açmada dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal, olmadığı taktirde arsa bedelinin tahsili isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle paylı mülkiyet şeklinde Recep Oğlu … ve (davacı) … adına kayıtlı olduğu, (karar öncesi) 09.07.2008 tarihinde davacının kendi payını Recep Oğlu …’ya sattığı, yerel mahkemece, 17.09.2009 tarihinde Recep Oğlu …’nın davacı olarak dava ve duruşmalara kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulî işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi ” Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. ” şeklindedir.
Somut olayda; Recep Oğlu … kendisini vekil marifetiyle temsil ettirmiş olup davayı kaldığı yerden devam ettirmiştir. Bu durumda Mahkemece, işin esasına girilerek toplanmış ve/veya toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.