Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/3986 E. 2021/3749 K. 21.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3986
KARAR NO : 2021/3749
KARAR TARİHİ : 21.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili; taşınmazda mevcut olan muhdesatların vekil edeni tarafından meydanA getirildiğini bildirerek, vekil edeni lehine muhdesatın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili bozma ilamı sonrasında sunmuş olduğu bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; davacının yıllarca kendilerinin taşınmazdan uzak kalmalarının fırsat bilerek; taşınmaza bina, fırın, garaj yaptığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak davanın kabulüne karar verilmiş, bir kısım davalaıların temyiz itirazı üzerine 7.Hukuk Dairesi’nin 30.01.2013 tarihli ve 2012-7282 Esas, 2013-638 Karar sayılı ilamı ile ‘Kadastro tutanaklarının getirtilerek davaya konu muhdesatlar yönünden Kadastro Kanunu’nun 12.maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususunun belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi’ gerekçesi ile bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 435 nolu parsel üzerinde bulunan fen bilirkisinin 08.04.2010 havale tarihli raporunda gösterilen 2 katlı betonarme ev, su kuyusu, fırın odası ile 23 adet zeytin, 4 adet ceviz, 3 adet nar, 2 adet üzüm, 3 adet fındık, 4 adet erik, 2 adet armut, 1 adet vişne, 1 adet dut, 1 adet limon ağacı ve 1 adet incir ağacının davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine, 2 adet vişne ve 1 adet hurma ağacı yönünden taleplerinin reddine, 2 katlı ahşap ev ve sergen talepleri yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olup; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bir kısım davalılar vekilinin ağaçların davacı tarafından meydana getirilmediğine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Yargılama aşamasında mahalinde 24.11.2019 tarihinde icra edilen keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının; dava konusu edilen ağaçların kimin tarafından dikildiğini bilmedikleri yönünde olmasına göre, davacı tarafın ağaçlara yönelik ispatlanamayan talebinin reddi gerekir iken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Kabule göre de; Mahkemece ilk hükmün tesisinden önce talebe konu muhdesatların değerleri belirlenmiş ve bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine karar bozulmuş olmasına rağmen, bozma ilamı sonrası Mahkemece muhdesatların değerinin yeniden belirlenmesi doğru olmadığı gibi; yargılama sonunda hükmedilecek harç ve vekalet ücretinin, davalı payına isabet eden muhdesat değeri üzerinden hesaplanması gerekirken, ana taşınmazdaki davacı ve davalılar payları dikkate alınmadan bozma sonrası hesaplanan muhdesat değerlerinin tamamı üzerinden belirlenmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ : Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bir kısım davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.