Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/8137 E. 2020/12305 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8137
KARAR NO : 2020/12305
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Oluşa, dosya kapsamına, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanlarına ve bu beyanları doğrular nitelikteki doktor raporuna, dinlenen tanık beyanlarına göre, katılanın sanığın eniştesi olduğu, katılanın 9 yaşındaki kızına cinsel taciz suçu nedeniyle sanık hakkında dava açıldığı, bu nedenle aralarında husumet oluştuğu, katılanın olay günü yanında eşi ile birlikte sanığın ailesinin evine konuşmaya gittiği, çıkan tartışmada katılanın yanında getirdiği sopa ile sanığa vurmaya çalıştığı ancak araya girenlerin engel olmasıyla eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, katılanın bu eylemine karşılık sanığın da kuru sıkı tabanca ile ateş etmek suretiyle katılanı yüz bölgesinden yaraladığı, sanığın eyleminin haksız tahrik etkisi altında silahla kasten yaralama suçuna vücut vereceği, zira 5327 sayılı TCK’nin 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma koşullarının oluşabilmesi için gerçekleşen haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğunun bulunması gerektiği ancak savunmalar ve beyanlara göre, sanığın babası Şevket’in katılanı kollarından tutup etkisiz hale getirdiği, katılandan kaynaklı haksız saldırının son bulduğu anlaşılmakla, sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, eylemin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığından söz edilerek yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2) Katılan hakkında …Devlet Hastahanesince 05.07.2015 tarihinde yapılan muayene sonucunda düzenlenen raporda “sol üst çene yanakta giriş, iç kısımda ise çıkış deliği bulunan ateşli silah yaralanması” oluştuğunun belirtilmesi karşısında, mevcut durumun yüzde sabit iz bırakabilecek nitelikte olup olmadığı hususunda olay tarihinden 6 ay sonrasında rapor aldırılmadığı anlaşılmakla, müştekinin en yakın adli tıp şube müdürlüğüne sevki ile, yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda raporu aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise:
3) TCK’nin 25. maddesince meşru savunma hükümleri uygulandığı hallerde 5271 sayılı CMK’nin 223/2-d. maddesine göre “beraat” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.