YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14902
KARAR NO : 2013/21047
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.01.2013 tarih ve 2013/52-2013/52 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka tarafından talep dışı Haysel İnş. Tic. Ltd. Şti. lehine diğer borçluların kefaleti ile genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden kredi hesapları açılmış ve krediler kullandırılmış olduğunu, 1.054.933,85 TL toplam alacağın tamamı yönünden borçlulardan…dışındakilerin taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını; borçlu …’nın 100.000,00 TL (alacağın kefalet limiti kadar olan kısmı) için taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacak ipotekle teminat altına alındığından İİK’nın 257. maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri ile talep dışı asıl borçlunun borçları için ipotek veren …’a yönelik ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK’nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Aynı Yasa’nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Kefillerin sorumluluğu, 6098 Sayılı TBK’nun 586/1. (818 Sayılı BK’nun 487/1) maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir. Öte yandan aleyhine ihtiyati haciz istenen …, kefalet borcunun teminatı olarak değil, asıl borcun teminatı olarak ipotek vermiş olup, aynı zamanda ipotek resmi senedinde ipotek limiti ölçüsünde vermiş olduğu kefalet de geçerlidir.
Somut olayda, aleyhine ihtiyati haciz istenilen karşı tarafa hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilerek temerrüde düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK’nın 257’nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.