YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17924
KARAR NO : 2020/14105
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı nezdinde 1990 yılından Mayıs 2014 yılına kadar işçi olarak çalıştığını, davacının bu çalışmasını 2003 yılından başlayarak gece bekçisi olarak geçirdiğini, davacı ile davalı … arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’ne göre “saat 20.00 ile 06.00 saatleri arası gece itibar edilerek bu saatlerde çalışan işçilere ücretleri fazla mesai ücretinden ayrı olarak %25 zamlı ödenir” düzenlemesi olmasına rağmen davacıya bu ücretlerin ödenmediğini belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak Toplu İş Sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken ancak ödenmeyen gece çalışma ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında ıslaha karşı zamanaşımı def’i konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır.Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir. Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı def’i de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 371/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def’inde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle kısmi olarak bildirdiği alacakların tahsilini talep etmiştir. Sonrasında da tam ıslah yapılarak usulüne uygun bir şekilde dava belirsiz alacak davasına dönüştürülmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kısmi dava olduğu dikkate alınarak, kısmi davaya ilişkin kurallara göre görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Dosya içeriğine göre, ıslah dilekçesinin 06.05.2016 tarihinde davalıya tebliğ edilmesinin ardından ıslaha karşı zamanaşımı def’i 16.05.2016 havale tarihli dilekçe ile davalı vekilince ileri sürülmüştür. Bu itibarla, mahkemece, davalı vekili tarafından süresi içerisinde ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı def’i nazara alınmaksızın hüküm kurulması hatalı olmuştur. Islaha karşı zamanaşımı savunmasına değer verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
3-Davacı dava dilekçesinde gece çalışma ücretinin şimdilik 5.000,00 TL’sinin iş akdinin feshi tarihinden itibaren faiziyle ödenmesini talep etmiş, 03.05.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle de gece çalışma alacağının iş akdinin feshi tarihinden itibaren faiziyle ödenmesini talep etmiş olup dava tarihinden önce davalı temerrüde düşürülmediği halde dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece davacının toplam 25.685,07-TL gece çalışma ücreti alacağının 5.000,00 TL sinin iş akdinin fesih tarihi olan 30/03/2014 tarihinden itibaren, kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 03/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi de hatalı olup ayrıca bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.