Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/11094 E. 2020/15347 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11094
KARAR NO : 2020/15347
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, basit yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur sanığın sanık hakkında kendisine yönelik basit yaralama ve hakaret suçlarından kurulan düşme kararlarına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdur sanık …’in 03/03/2016 tarihli celsede şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, sanık … hakkında açılan davada katılan sıfatının kalmadığı, şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, katılan sıfatı alamayan mağdur sanığın temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Mağdur sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
a) Sivas Devlet Hastanesinin 28.07.2015 tarihli raporunda mağdurda meydana gelen sol el 4. metakarp kırığının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, hayat fonksiyonlarına etkisinin 2. derece olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacağının bildirildiği, ancak yaralanmasına ilişkin tedavi sürecinin henüz tamamlanmadığının da bildirildiğinin anlaşılmasına göre, mağdurun tedavi süreci tamamlanmadan düzenlenen geçici raporun hükme esas alınamayacağı, mağdurun tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın adli tıp kurumu şube müdürlüğüne gönderilerek, mağdurun yaralanması hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Karşılıklı yaralama şeklinde gerçekleşen olayda, tarafların olayın gelişimini farklı şekilde anlattıkları, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, mağdur sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.