YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/42949
KARAR NO : 2013/29832
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; davalının, 01/07/2008 tarihinde imzaladığı taahhütname ile 01/07/2008 tarihinden ING Bank A.Ş’de işe başlayacağını ve ING Bank’ın dilediği ünitede 01/07/2010 tarihine kadar çalışacağını kabul ve taahhüt ettiğini, 4857 sayılı yasanın feshe ilişkin hükümlerinin saklı tutulduğunu, davalı borçlunun 07/04/2010 tarihinde borca, faize ve takibe itiraz etmesi sebebiyle icra takibinin durduğunu, davalı borçlunun takibe yapmış olduğu itirazın hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli ve asılsız olduğu, davalının itirazı ile duran icra takibinin bizzat davacının kendi özgür iradesi ile imzaladığı taahhütnameye dayanarak başlatıldığını, haksız ve kötü niyetli itirazın iptalinin gerektiğini, davalının iş akdinin başlangıcından itibaren haklı bir nedeni bulunmaksızın işten kendi isteği ile ayrılması halinde bankaya en son aldığı brüt ücreti üzerinden 3 aylık brüt ücret toplamını, eğitim programı için banka tarafından yapılan eğitim masraflarını, herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın nakden ve defaten davacıya ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkil bankanın da belirtilen şartlara kendisinin uymaması halinde çalışanın 3 aylık brüt ücreti toplamı kadar cezai şart ödeyeceği taahhüdünde bulunduğunu, davalının iş sözleşmesini müvekkili bankaya hiçbir gerekçe göstermeden ve haksız yere sona erdirdiğini iddia ederek yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; müvekkilinin, 01/07/2008-01/01/2010 tarihleri arasında davacı bankada çalıştığını, işe girerken imzaladığı 01/07/2008 tarihli taahhütname gereğince davacı bankaya 9787,03 TL borcu olduğundan bahisle Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün 2010/357 esas sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından borcu bulunmadığı için takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin iş akdini haklı olarak feshettiğinden imzalamış olduğu taahhütnamenin geçersiz olduğunu ve davacı bankaya hiçbir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddi gerektiğini beyan etmişlerdir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işveren, davalı işçinin 01/07/2008 tarihinde imzaladığı taahhütname ile işveren nezdinde 01/07/2010 tarihine kadar çalışacağını, iş akdinin sürenin bitiminden önce haklı bir neden bulunmaksızın davalı tarafından sona erdirilmesi halinde işverene en son aldığı brüt ücret üzerinden 3 aylık brüt ücret toplamı ile eğitim masraflarını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini bu nedenle takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürmüş; davalı ise taahhütnamenin geçersiz olduğunu, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı banka tarafından 18,5 ay gibi kısa sürede davalının iş yerinin 3 kez değiştirilmesinin hayatın olağan akışı ve bankacılık uygulamaları ile örtüşmediği, davacının görev süresi içinde bankanın insan kaynakları yönetmeliğinde belirtilen tüm ilkelere uyduğunu ve davacı banka tarafından davalının kadro planlamasının doğru yapılmamasının davalı tarafça yapılan feshi haklı kıldığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki hizmet akdinde davalı işçinin davalı banka nezdinde Türkiye’nin her yerinde görev yapacağı kararlaştırılmış olup davalı banka işin gereği olarak görevlendirme yaptığını belirtmiştir.
Davalı işçinin iş akdinin feshine ilişkin 04.01.2010 tarihli istifa dilekçesinde hiçbir haklı nedene dayanmadığı ayrıca dosya kapsamından davacı banka tarafından yapılan görevlendirmelere de bir itirazda bulunmadığı anlaşılmakla davalı işçinin istifasının haklı bir nedene dayanmadığı ve bu nedenle eğitim gideri ile karşılıklı cezai şarttan sorumlu olduğu gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.
SONUÇ:
Açıklanan sebepler ile temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/11/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.