Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14666 E. 2012/11374 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14666
KARAR NO : 2012/11374
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

Hürriyeti tahdit ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna Muhalefet etme suçlarından sanık …’ün, hürriyeti tahdit suçundan sanık …’ın, hürriyeti tahdit, resmi belgenin düzenlenilmesinde yalan beyan ve yetkisiz kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarından sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve atılı diğer suçtan sanık …’ın ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’in mahkûmiyetlerine, sanık … hakkında eylemlerinin resmî belgenin düzenlenilmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suç ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine dair İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2007 gün ve 2005/125 Esas, 2007/25 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Sanığın “Sebahittin olan adının, gerekçeli karar başlığında “Sabahattin” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun hükümlerinin lehe olduğunun kabulüyle bu kanunun uygulanmasına rağmen suçta kullanılan bıçağın 765 sayılı Kanunun 36. maddesine göre müsaderesine karar verilerek karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “765 sayılı TCK.nın 36.” ibaresi çıkartılarak, yerine “5237 sayılı TCK.nın 54.” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna Muhalefet etme suçundan ve sanık … hakkında eylemlerinin resmi belgenin düzenlenilmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyetine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, sanık …’in eylemine uyan suçun 765 sayılı TCK.nın 343/2 ve 6136 sayılı Kanunun 15. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla, 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 20.03.2005 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta karar verilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarını zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, mahkemece adli emanetin 2005/3367 sırasında kayıtlı bıçağın 765 sayılı TCK.nın 36. maddesi uyarınca müsaderesine ilişkin olarak verilen kararın aynen muhafazasına,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, eşinin evden ayrılarak katılanla birlikte yaşadığını beyan etmesi ve tanık olarak dinlenen sanığın çocukları … ve Gizem’in anlatımlarının savunmayı doğrulaması karşısında olayın çıkış sebebi üzerinde durularak sanık hakkında TCK.nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.