Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4111 E. 2021/9865 K. 04.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4111
KARAR NO : 2021/9865
KARAR TARİHİ : 04.06.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Silivri 8 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlüler …, …, …, … , …, …, …, …, … , …, …,…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … , …, … ve …’in, her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı, aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve uyuşturucu ilâç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak eylemleri nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-g maddesi uyarınca 20 gün hücre hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmalarına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 27/09/2019 tarihli ve 2019/1648 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetlerin kabulü ile söz konusu disiplin cezasının …, …, …, …, …, …, … , …, …, …, … …, …, …, …, … , …, …, …, … , …, …, …, …, … ve … yönünden iptaline ilişkin Silivri 3. İnfaz Hâkimliğinin 12/12/2019 tarihli ve 2019/5786 esas, 2019/6774 sayılı kararına yönelik infaz savcılığı tarafından yapılan itirazın …, …, …, …, …, …, … , …, …, …, … …, …, …, …, … , …, …, …, … , …, …, …, …, … ve … yönünden kabulü ile 12/12/2019 tarihli İnfaz Hakimliği kararının kaldırılması ile disiplin cezasının onanmasına dair Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2020 tarihli ve 2020/122 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
1-4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, infaz savcılığı tarafından yapılan itirazın kabulü halinde, disiplin cezasına yönelik şikayetin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, onaylanmasına karar verilmesinde,
2-Somut olayda, her ne kadar hükümlülerin uyuşturucu maddeyi cezaevine sokmak, bulundurmak ve kullanmak eyleminden ötürü 20 gün hücre hapsi disiplin cezası verilmiş ise de, yapılan aramada her hangi bir uyuşturucu maddenin ele geçirilmediği, 22/10/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesinin raporuna göre hükümlülerin kan ve idrarlarında uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile ilaç etken maddelerin bulunmadığının tespit edilmesi, kamera görüntülerinin incelemesinde şüpheli bir durumun tespit edilmemesi karşısında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 44/3-g maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
3- Kabule göre de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’nun “İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak” başlıklı 297. maddesinde yer alan,
“(1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme:
24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan;
a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi,
b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi,
c) Alkol içeren her türlü içeceği,
d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi,
e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları,
f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme araçlarını,
g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç, ses ve görüntü almaya yarayan araçları,
ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ceza infaz kurumuna sokulmasının yasak olan ve suç teşkil eden eşyalar arasında da sayıldığı, hükümlünün disiplin yaptırımına konu eyleminin aynı Kanun’un 44/2-g maddesinde öngörülen “yasaklanmış bulunan her türlü eşya, araç, gereç veya malzemeyi ceza infaz kurumlarına sokmak, bulundurmak, kullanmak” olarak kabul edilmesi ve bu madde uyarınca öngörülen yaptırımın uygulanması gerektiği, kaldı ki söz konusu uyuşturucu maddenin 5275 sayılı Kanun’un 44/3-g maddesinde düzenlenen “her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı, aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve uyuşturucu ilâç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak” ve sınırlı olarak sayma yoluyla belirtilen eşyalar arasında sayılmadığının anlaşılması karşısında, hükümlülerin cezaevine uyuşturucu madde soktukları gerekçesiyle, 5275 sayılı Kanun’un 44/3-g maddesi uyarınca “20 gün hücre hapsi” disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara yapılan itirazın bu yönüyle kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27/08/2020 gün ve 94660652-105-34-3756-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2020 tarihli ve 2020/122 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.