Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/3461 E. 2021/16898 K. 29.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3461
KARAR NO : 2021/16898
KARAR TARİHİ : 29.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, hakaret, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında katılana karşı hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılan vekilinin atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre; sanığın atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık hakkında kasten yaralama, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Ceza Genel Kurulu’nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, “Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden bölünerek, aynı fiilden dolayı birden fazla mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır.”
Somut olayda sanığın mağdur ile arkadaşlık yaptığı, mağdurun sanıktan ayrılmasına rağmen sanığın katılanı rahatsız etmeye devam ettiği, olay tarihinde sanığın telefonla arayarak ölümle tehdit edip evden çıkmasını sağladığı mağduru alarak tanık …’nın da bulunduğu götürdüğü evde önce cinsel ilişkiye girmek istediği, mağdurun kabul etmediği, daha sonra aralarındaki davalar ile ilgili tartışmaya başladıkları, sanığın mağduru dövdüğü, mağduru evine götüreceğini söyleyerek çalıştığı inşaata götürdüğü, burada mağduru silahla tehdit ederek darp ettiği, mağdurun şikayetçi olmayacağını söylemesi üzerine evine göndermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, kül halinde 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a-5 maddelerinde yer alan cebir uygulamak suretiyle cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, kasten yaralama ve tehdit eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nın 109/2,3-a-5 maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.