Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/20639 E. 2013/32496 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20639
KARAR NO : 2013/32496
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etmek, mala zarar verme, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Sanık …’ya yüklenen hırsızlık ve mala zarar verme suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlülüğün yasal sonucu olan hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki e bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi;
Bozmayı gerektirmiş sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
I) Sanık …’ya yüklenen konut dokunulmazlığını ihlal, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Dosya içerisinde mevcut,…adına tanzim edilmiş, ancak gerçekte sanık …’ya ait parmak izi sicilinde, 11/01/2005 tarihinde Sarıyer, 16/08/2007 tarihinde ise Kütahya mahallinde gerçekleştirilen olaylar ile ilgili suç kayıtlarının bulunduğu; Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Sarıyer’de gerçekleştirilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu bakımından evrakın ayrılarak Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı’na yetkisizlik kararı ile gönderildiği; Kütahya ilinde gerçekleştirilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu açısından ise temyize konu davanın açıldığı anlaşılmakla; öncelikle Sarıyer ve Kütahya mahallindeki, parmak izi siciline konu evrakların getirtilerek duruşmada incelenip tespit edilecek bulguların denetime olanak verecek biçimde duruşma tutanağına yansıtılması; diğer yandan, Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı ile gönderilen evrakın akıbetinin araştırılıp dava açılmışsa görülmekte olan dava ile birleştirilmesi hususunun da değerlendirilerek suç tarihinin kesin olarak belirlenmesinin ardından sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
2)Suç tarihine göre, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında bulunmasına karşın; 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca sanık ve mağdura uzlaşma teklifinde bulunulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi;
3)Hükümlülüğün yasal sonucu olan hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki e bendinin de uygulanmasında zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 07/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.