Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/7530 E. 2021/13062 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7530
KARAR NO : 2021/13062
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalıların 01/09/2010 keşide tarihli, 01/09/2011 vade tarihli 40.000 TL bedelli senedin borçlusu olduğunu, senedin icra takibine konu edildiğini, ancak icra hukuk mahkemesince senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini, bu nedenle alacağına icra takibi aracılığıyla kavuşamadığını ileri sürerek, senet bedeli olan 40.000 TL’nin vade tarihi itibariyle işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar; davacı ile davalılardan … arasında buğday alım sözleşmesi imzalandığını, takibe konu yapılan senedin bu sözleşme gereğince imzalanıp davacıya teslim edildiğini, ancak davacının buğday teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı … açısından ise kefalet sözleşmesi geçerlilik şartlarının yerine getirilmemiş olması nedeniyle kefaletin geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; davacının sözleşme konusu buğdayın teslim edildiğini yazılı belge ile ispatlayamadığı, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle davalı …’dan sözleşme bedelini isteyemeyeceği, davalı … açısından ise, kefalet sözleşmesi şartları oluşmadığından davalının alacaktan sorumlu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde de bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının, davalılardan … hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, davalılardan … hakkındaki temyiz itirazlarına gelince;
Türk Borçlar Kanunu’nun 207/2. (BK’nın 182/2.) maddesinde; “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; asıl olan, tarafların borçlarını aynı anda ifa etmeleridir.
Davacı ile davalılardan … arasında imzalanmış 01/09/2010 tarihli sözleşmede; 55.000 kg buğdayın 01/09/2011 tarihinde vadeli olarak ödenmek üzere satın alındığı, 40.150 TL’nin 01/09/2011 tarihinde hiçbir şekilde itiraz edilmeden ödeneceği yazılı olup, sözleşmenin içeriğine göre; sözleşmenin imzalandığı tarihte, davalının buğdayları teslim aldığının kabulü gerekir. Dava konusu buğdayların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak HMK 200. (HUMK 288.) maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Buna göre; davalının, sözleşmenin imzalanması sırasında buğdayların teslim edilmediği hususunu yasal delillerle kanıtlaması yükümlülüğü bulunmaktadır.
Buna göre mahkemece; taraflar arasında geçerli yazılı belge karşısında tanık dinlenemeyeceği ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davalının sözleşmeye ve icra takibine konu senet bedelini ödediğini de ispatlayamadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının davalı … hakkındaki temyiz itirazlarının reddine, HUMK’nın 428. maddesi gereğince hükmün ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi