Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/1006 E. 2013/6925 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1006
KARAR NO : 2013/6925
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit ve nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; sanığın eylemlerinin bütün halinde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2012 gün ve 2010/228 Esas, 2012/360 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesinin sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavclığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 22.05.2013 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak Av. …’in yetki belgesi ile görevlendirdiği sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 05.06.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
15.05.1994 doğumlu olan mağdurenin 30.12.2010 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını belirtmesi karşısında, hükmü temyiz hakkı bulunmayan mağdure vekilinin temyiz isteminin CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
TCK.nın 43. maddesinin uygulanması sırasında eylemlerin sayısına ve dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde en az orandan artırım yapılması ve eylemlerini öz kızına karşı 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılan sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle, re’sen de temyize tâbi hükmün ONANMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
03.06.2013 tarihinde verilen işbu karar 05.06.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.