Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/4079 E. 2011/1828 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4079
KARAR NO : 2011/1828
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık-Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I- Sanık … hakkında Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak suçundankurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesindeki kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 268. maddesi delaletiyle 267/1, (206/1), 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 5 yıllık asli zamanaşımının, hükmün verildiği 23.03.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle CMK.nun 223/8.maddesi yarınca, DÜŞMESİNE,
II- Sanık … hakkında Hırsızlığa Teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkındaki ’58. maddenin uygulanmasına’ ilişkin bölümün ve ‘5275 sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sanığın hapis cezalarının toplanarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.