Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/8076 E. 2021/3582 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8076
KARAR NO : 2021/3582
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 16.199,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Mahallesi 153 ada 73 parsel sayılı 623,85 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapu ve vergi kayıtları uygulanarak arsa cinsi ile … ve … … adlarına tespit ve tescil edildiği, beyanlar hanesine üzerindeki evin … …e ait olduğu şerhinin yazıldığı, 29.05.1995 tarihinde satış yoluyla davacıya geçtiği, Hazine tarafından açılan dava sonucu Datça Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/241 E. – 2002/121 K. sayılı kararıyla 153 ada 73 sayılı parselin 99,59 m² yüzölçümlü kesiminin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptaline karar verildiği, temyiz edilmeksizin 22.07.2003 tarihinde kesinleştiği, davanın 19.07.2013 tarihinde 10 yıllık zaman aşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki … Mahallesi 153 ada 73 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyiz istemine gelince,
Hükmedilen bedele değerlendirme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihi olan 19/07/2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendin yer alan (dava tarihi olan 19/07/2013) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (değerlendirme tarihi olan 22/07/2003 ) ibaresinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.