Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5808 E. 2021/4516 K. 31.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5808
KARAR NO : 2021/4516
KARAR TARİHİ : 31.05.2021

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVALILAR : … vd
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Erzin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Erzin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.12.2018 tarihli ve 2017/29 Esas, 2018/203 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan … ile iştiraken malik oldukları 205 parsel sayılı taşınmazın hissedarlar arasında fiili taksim yapılarak kullanıldığını, diğer davalı …’ın hak sahibi olmadığını, davalı …’ın diğer hissedarları korkutarak davalı …’in hissesinin çok üzerinde bir kısmı birlikte kullanmaya başladıklarını açıklayarak, haksız elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu yerde bilirkişiler marifetiyle keşif yapılmış, aldırılan raporda; davacının hissesi karşılığının 10.421,85 m2 olmasına karşın taşınmazda kullandığı ve kullanabileceği yer bulunmadığı, davalı …’in hissesi karşılığının 167,76 m2 olmasına karşın davalıların 14.450,61 m2 yer kullandığı belirtilmiş, Mahkemece davanın kabulü ile davalıların “205 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi … … tarafından düzenlenen 22.01.2018 tarihli rapor ve krokide 3 numara ile gösterilen kırmızı renge boyalı alanda, davacının hisse payı olan 10.421,88 m²’lik kısma ilişkin yapmış olduğu müdahalenin men’ine” karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf istemi Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiş, bu son karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazda davacı ile davalı … paydaş olup, diğer davalı …, davalı …’in oğludur. Buna göre, davalı …’ın taşınmazı babası-diğer davalı …’e tebaan kullandığının kabulü gerekir.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi veya ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı davanın dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; UYAP sistemi üzerinden TAKBİS’ten alınan 27.05.2021 tarihli tapu kaydına göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22-a maddesi kapsamında yenileme kadastro çalışmaları yapıldığı ve 16.10.2020 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın parsel numarasının ve yüzölçümünün değiştiği, buna göre İlk Derece Mahkemesi hükmünün uygulama kabiliyetinin kalmadığı anlaşılmıştır.
O halde, yenileme kadastro çalışmalarına ilişkin tutanağın ve güncel tapu kayıtlarının dayanak belgeleri ile birlikte dosya arasına alındıktan sonra mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılması, taşınmazın yeni sınırlarına göre değerlendirme yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..