YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3156
KARAR NO : 2021/4627
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2017 tarih ve 2017/72 E- 2017/601 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.05.2019 tarih ve 2018/435 E- 2019/1168 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı … … Şubesi’nden gelen ihbarname ile 30.11.2017 vade tarihli 35.000 USD ve 31.12.2017 vade tarihli 35.000 USD bedelli iki adet senedin vadesinde ödenmesinin istendiğini, ancak bu senetlerin sahte olarak tanzim edildiğini ve senet üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığını ileri sürerek, söz konusu iki adet senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti, senetlerin iptali ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin dava konusu senetleri ciro yoluyla aldığını, senetlerdeki imzanın sahte olup olmadığını tespit etme imkanının bulunmadığını, senetlerdeki imzanın sahte olduğunun tespiti halinde senetlerin iptaline herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, davalının kötü niyetli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davaya konu 30.11.2017 vade tarihli 35.000 USD ve 31.12.2017 vade tarihli 35.000 USD bedelli iki adet senet üzerinde … Adli Tıp Kurumu … Dairesi’nde yaptırılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi kurul raporuyla söz konusu senetlerde davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, davanın kısmen kabulüne, davacının söz konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı senedin lehtarı olmayıp senedi sonradan ciro yoluyla alan kişi olduğundan koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu senetlerdeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı … Adli Tıp Kurumu … Dairesi’nce tanzim olunan bilirkişi kurul raporu ile tespit edildiğinden, söz konusu senetlerdeki imzanın davacıyı bağlamayacağı, imza sahteliğini davacının herkese karşı ileri sürebileceği, davalı ciro yoluyla hamil sıfatını haiz bulunduğundan, kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığı yönündeki yerel mahkemenin değerlendirmesi ve kararı yerinde ise de, senetin iptali talebinin reddi ile davanın kısmen kabulü ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalı taraf her ne kadar bonoda ciro yoluyla hamil ise de, bonoya dayalı olarak ihbarname gönderildiği ve bedelinin ödenmesi istenildiğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davaya konu edilen bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden, davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacının dava konusu iki adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin davalı yönünden iptaline, kötü niyet tazminat talebinin reddine, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13.971,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.