YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1547
KARAR NO : 2021/4631
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2017 tarih ve 2014/1386 E- 2017/1169 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.12.2019 tarih ve 2018/1646 E- 2019/1550 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 20.08.2008 tarihli otogaz bayilik anlaşması akdedildiğini, davalıya sözleşme süresince kullanılmak üzere birtakım malzeme ve teçhizatın ariyet olarak verildiğini, 15.10.2010 tarihli ariyet demirbaş belgesinde, anlaşmanın herhangi bir nedenle son bulması halinde davalı şirketin kendisine verilmiş olan tüm malzeme ve teçhizatı iade etmeyi, iadesinde geciktiği her gün için 100 USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, beş yıl süreli olarak düzenlenen anlaşmanın 20.08.2013 tarihinde sona erdiğini, Kadıköy 15. Noterliği’nin 26.12.2013 tarih 33728 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu malzeme ve teçhizatın derhal davacı şirkete iadesi, aksi takdirde beher gün için 100 USD cezai şartın, ödeme gününde TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının ödenmesinin bildirildiğini, ancak ariyet verilen malzeme ve teçhizatın halen teslim edilmediğini ileri sürerek, söz konusu malzeme ve teçhizatların davacıya iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde bedellerinin tahsiline, malzeme ve teçhizatın halen davalı tarafından kullanılıyor olması sebebiyle dava tarihine kadar hesap edilmek üzere şimdilik 1.000.-TL kullanım bedeli ile, iadesi gerçekleşmeyen malzeme ve teçhizatın tesliminde gecikilen beher gün için 100 USD cezai şartın ödeme gününde geçerli TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının hesaplanmak suretiyle, şimdilik 1.000.-TL tutarındaki cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 12.09.2017 tarihinde ıslahla, teslim alınan malzeme ve teçhizatın aynen iadesi mümkün olmaması halinde 25.695,02 TL ariyet bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte, 27.900 USD cezai şart alacağının temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 20.08.2008 tarihli otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığı, ve bu sözleşme uyarınca 15.10.2010 tarihli ariyet demirbaş belgesi düzenlendiği, mahkemece davalı şirket yetkilisi adına meşruhatlı davetiye gönderildiği, ancak davalı şirket yetkilisince belgenin altındaki imzaya itiraz edilmediğinden, 15.10.2010 tarihli ariyet demirbaş belgesinin içeriği ve eklerinin kabul edilmiş sayıldığı, bayilik sözleşmesinin süresinin 5 yıl olarak belirlendiği, sürenin bitiminde davacının davalıya hitaben keşide ettiği Kadıköy 15. Noterliği’nin 26.12.2013 tarihli ihtarnamesi ile ariyet konusu malların iadesinin istenildiği, ancak davalı tarafça iade edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında ariyet demirbaş senedine konu malların davacıya iadesine, aynen teslimde fiilen imkansızlık bulunması halinde İİK’nın 24. maddesi uyarınca bedel için haciz yapıldığı tarihteki malların rayiç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü tarihten dava tarihine kadar bilirkişi tarafından hesaplanan cezai şart miktarı olan 27.900 USD’nin 20.08.2013 tarihinden fiili ödeme gününe kadar devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geç teslimden dolayı cezai şart tazminatına karar verildiğinden davacının kullanım bedeline ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine davalı vekili tarafından da katılma yoluyla istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince davalının dava dilekçesinde bildirdiği adresine tebligat çıkarıldığı, bu tebligatın, muhatabın taşındığı şerhi verilerek iade edilmesi üzerine, davalının ticaret sicil adresinin tespit edildiği, bu adres dava dilekçesinde bildirilen adresle aynı olduğundan, bundan sonraki tebligatların davalıya TK’nın 35. maddesine göre tebliğ edilerek yargılama sonuçlandırıldığından, davalı vekilinin usulsuz tebligata ve 15.10.2010 tarihli ariyet sözleşmesindeki imza yönünden çıkarılan isticvap davetiyesi tebliğine ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, davalı tacir olup, basiretli davranma yükümlülüğü olduğundan, davalının, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğuna ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, mahkemece, davacının terditli taleplerinden ilkine göre ariyet verilen ekipmanların davacıya iadesine karar verildiği, mahkeme hükmünde de izah edildiği üzere, İİK’nın 24. maddesinde taşınır teslimine ilişkin ilamların nasıl icra edileceğinin düzenlendiği, mahkemece verilen hükmün infazının bu madde hükümleri doğrultusunda yapılmasının mümkün olduğu, kararda bu anlamda bir eksiklik bulunmadığı ve sözleşmedeki değerlerin değil iade anındaki değerlerin esas alınması gerektiğinden davacı vekilinin ariyet verilen malların iadesinin mümkün olmaması halinde, ariyet konusu ekipmanın değeri olarak belirlenen 25.695,02 TL’nin ödenmesi yönündeki istinaf talebinin yerinde olmadığı, ariyet konusu ekipmanların davalı tarafça süresinde iade edilmemesi sebebiyle sözleşmeye göre cezai şart alacağına hükmedildiğinden, davacının cezi şartı aşan bir zararının mevcut olduğu da kanıtlanamadığından, davacı vekilinin ariyet verilen mallara ilişkin kullanım bedeline hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf nedeninin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesi kararı ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine de aykırılık görülmediğinden, davacı ve davalı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 6.172,01 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.