YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1148
KARAR NO : 2021/3000
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi, yıkım talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili şirketin Hilton Şubesi ile davalı şirket arasında 2005 yılında yapılan kira sözleşmesi yapıldığını … … Caddesi No:1 adresindeki taşınmaza “Bina içi Kapsama Çözümleri” tesisleri monte edildiğini, 2009 yılının Mart ayında davalı şirket adına teknik personelin gelmesi üzerine, kira sözleşmesi kapsamında kalmadığı halde No:3 adresindeki Plaza şubesine de davalı şirket tarafından montaj yapıldığının öğrenildiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya 15.06.2009 tarihinde keşide edilen ihtar ile Plaza şubesindeki sistemlerin sökülmesinin ve ecrimisil bedeli olarak 12.000 USD’nin ödenmesinin istendiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek, dava konusu taşınmaza el atmanın önlenmesini, monte edilen sistemin kalini ve 20.000 USD’nin ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı ecrimisil bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu kurulumun davacının rızası ile gerçekleştirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 20.000 USD’nin 09/06/2014 tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince Merkez Bankası’nın 1 yıllık vadeli usd mevduatına uyguladığı değişen oranlardaki en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, el atmanın önlenmesi ve kal talepleri yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir.
25.05.1938 tarih, 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olaya gelince; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olduğu söylenemez. Dosya kapsamından, taraflar arasında dava konusu parsel üzerinde bulunan … … Caddesi No:1 adresinde bulunan bina için 01.06.2005 tarihinde “GSM 900 Indoor Projesi Protokolü” düzenlenerek yıllık 3.000 USD karşılığında “bina içi kapsama çözümleri” kapsamında ekipman kurulumu için 2×2= 4 m2 alanın davalı şirkete tahsis edilmesinin kararlaştırıldığı, devam eden dönemde protokolün süresinin uzatıldığı, dava konusu yerin adresi … … Caddesi No:3 olup, yapılan protokol kapsamında kalmadığı, Hukukçu ve İnşaat Mühendisi bilirkişilerce hazırlanan 07.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda No:3 adresinde bulunan dava konusu AVM binası içerisinde ayrı ayrı bölümlerde toplam 30 adet … ve aparat monte edilmiş olduğunun belirlendiği ve bu kullanıma karşılık olmak üzere No:1 adresinde bulunan Plaza için yapılan protokol emsal alınmak suretiyle ecrimisil hesaplandığı, devamında düzenlenen ek bilirkişi raporlarında da aynı kriterlerin esas alındığı, davalı tarafın ecrimisilin belirlenme yöntemine ilişkin itirazlarının ek raporlarda karşılanmadığı, anlaşılmaktadır. Buna göre öncelikle, davalı tarafça dava konusu No:3 adresinde bulunan AVM’ye yapılan kurulumun, davacı tarafın rızası dışında ve haberi olmaksızın gerçekleştirilebilecek nitelikte bir iş olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle, davalı tarafın kötüniyetli olup olmadığının belirlenmesi, oluşacak sonuca göre ecrimisilin koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, ecrimisil koşulları oluşmuş ise, yapılan kurulumun davacı tarafın tasarruf hakkını kısıtlayıp kısıtlamadığı, kurulumdan davacı tarafın bir menfaat sağlayıp sağlamadığı, hususları da değerlendirilerek, 01.06.2005 tarihli sözleşmenin 2×2= 4 m2 alana ilişkin olduğu ve bu haliyle dava konusu kullanım için emsal teşkil etmeyeceği de göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 31.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.