Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/31815 E. 2020/16666 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31815
KARAR NO : 2020/16666
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde fiilen davalılardan … Mühendislik Müteahhitlik Madencilik San. ve Tic. Ltd. ‘de kamyon şoförü olarak çalıştığını, davacının bilgisi dışında bu süre zarfında farklı şirketlere giriş çıkışının yapıldığını, yılın 3 ayı 08.00-19.00 ve geri kalan aylar da 08-21.00/22.00 saatleri arasında haftada 6 gün ve ayda 2 pazar ve tüm genel tatillerde çalıştığını, sadece 13 gün izin kullandığını davalılar arasında organik bağ olduğunu ve müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi tırında çalışmak için kendi isteği ile ayrıldığını, şirketler arasında alt işveren üst-işveren ilişkisinin bulunmadığını, şirketlere giriş çıkışlarından davacının haberi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, iş akdi davalı işveren tarafından haksız olarak feshedilen davacı işçinin kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve ulusal bayram-genel tatil ücreti alacakları yönünden taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı davalı işyerinde asfalt dökme işlerinde kamyon şoförü olarak yılın 3 ayı 08.00-19.00 saatleri ve geri kalan aylar da 08-21.00/22.00 saatleri arasında haftada 6 gün ve ayda 2 pazar çalıştığını iddia ederek fazla çalışma alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı ise davacının fazla mesai yapmadığını savunmuştur.
Yargılama safhasında dinlenen davacı tanıklarından … beyanında “….08:00-18:00 arası normal çalışma saatidir, ancak asfalt çalışması yapılırken elde asfalt varsa o bitene kadar çalışılır, çünkü asfalt bekletilmez, akşamları 18:00 den sonra fazla çalışma yapıyorduk, bunun saatleri belli olmuyordu, bazen gece 01:00’e kadar bazen sabaha kadar çalışırdık, bazen de işimiz akşam 20:00’de biterdi, cumartesi günleri aynı saatlerde çalışırdık …” dediği, davalı tanığı …’ ın beyanında “….08:00-17:00 arası çalışılır. Ayda bir ya da iki gün asfalt işi olduğundan asfalt beklemeyeceği için 1-2 saat kadar fazla mesai yaptığımız olur. Ancak kimi zaman asfalt gelmediğinde işe başlamamızda öğlen 11:00-12:00 bulabiliyor. Cumartesi günü aynı şartlarda çalışma yapılır …” dediği ve diğer davalı tanığı …’ in ise “…08:00-18:00 arası çalışılır. Ayda bir yada iki kez 1 saat fazla mesai yaptıkları olur bu da işin gereğidir. Yaz ve kış çalışma saatlerini etkilemektedir. Fazla mesai yapıldığında karşılığı ödenir. Cumartesi günü aynı şartlarda çalışma yapılır. …”dediği görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise işin niteliği gereği yaz ve kış aylarında çalışma saatlerinde farklılık olabileceği, davacının yılın yarısında yani nisan ve eylül ayları arasında haftada 6 gün 08.00-21.00 saatleri arasında 1.5 saat ara dinlenmeyle günde 11.5 saat ve haftada 69 saat çalışıp 24 saat fazla mesai yaptığı, yılın diğer yarısı olan ekim ve mart ayları arasında ise 6 gün 08.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmeyle günde 9, haftada 54 saat çalıştığı ve 9 saat fazla mesai yaptığı ve toplamda haftada ortalama 16.5 saat çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Mahkemece tanık beyanlarına itibarla davacının çalışma saatleri belirlenmiş ise de tanıkların çalışmanın 08.00-18.00 olduğunu bildirdikleri ancak asfalt olduğunda daha fazla çalıştıklarını beyan ettikleri, ne kadar süreyle ve kaç gün asfalt dökme işlemi yapıldığı da dosyadan anlaşılamadığından hesaplamaya elverişli olmayan tanık beyanlarına itibarla ve davacının davacı ve davalı tanık anlatımlarına göre yaz döneminde 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü yerine 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü hatalıdır. Ayrıca yaz dönemi ve kış dönemi çalışma saatlerinin ortalamasının alınarak hesaplama yapılması da hatalıdır.
2- Davacı dava dilekçesinde tüm çalışması boyunca sadece 2014 yılında kurban bayramı dahil edilerek 13 gün yıllık izin kullandığını beyan etmiştir. Dosyaya sunulan izin talep belgelerine göre davacının 31.07.2014-10.08.2014 tarihleri arasında 10 gün izin kullandığı kabul edilmiş, davacının hak kazandığı 28 günlük ücret alacağından izin belgesine kullandığı anlaşılan 10 günlük izin alacağı düşülerek 18 gün için yıllık izin alacağı hesaplanmıştır.
Davacının dava dilekçesinde 03.10.2014 ve 08.10.2014 tarihleri arasındaki kurban bayramı dahil edilerek 13 gün izin kullandığını beyan ettiği anlaşılmakla davacının hesaplanan yıllık izin alacağından kurban bayramı tatili dışlanarak kullandığını bildirdiği günlerin de düşülmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.