YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1705
KARAR NO : 2021/2444
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2017 tarih ve 2016/421 E. – 2017/407 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.02.2020 tarih ve 2018/2083 E. – 2020/301 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 14.07.2016 tarihinde “BİZ SİZE DÖNERİZ” ibareli, 9, 35, 38 ve 41.sınıftaki ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2016/58750 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 556 sayılı KHK’nın 7/a maddesi uyarınca resen reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, YİDK’nın 2016-M-10172 sayılı kararıyla işaretin anlamı ve oluşturduğu genel algı itibariyle ayırt edici olmadığı gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a bendi hükmü uyarınca reddine karar verdiğini, işaretin ayırt edici olduğunu ve marka olabilme vasfının bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2016-M-10172 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, “BİZ SİZE DÖNERİZ” ibaresinin marka algısı yaratmayacak nitelikte bulunduğunu, işaretin başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından ayırt edici olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu marka tescil başvurusunu oluşturan “BİZ SİZE DÖNERİZ” ibaresinin genel niteliği ve başvuru kapsamında yer alan 9, 35, 38 ve 41. sınıftaki ürün ve hizmet sınıfları dikkate alındığında, bu sloganın anlamının kamunun ilgili kesimince kolaylıkla anlaşılacağı, işaretin, önceden herhangi bir sebeple bir kişi veya kuruma yapılmış olan herhangi bir başvurunun muhatabına, ona sonradan dönülerek istem konusu hakkında olumlu veya olumsuz bir açıklamanın yapılacağı mesajını verdiği, bu çerçevede, “BİZ SİZE DÖNERİZ” ibareli sloganın, ortalama tüketicilerde, 9, 35, 38 ve 41. sınıftaki ürün ve hizmetler bakımından marka algısı yaratmayacağı, çünkü ortalama yararlanıcı kesimin bu işareti basit bir slogan olarak algılayacağı ve ona markasal bir anlam atfetmeyeceği, başvuru konusu işaretin bu haliyle, kamunun ilgili kesiminin anılan 9, 35, 38 ve 41. sınıftaki ürün ve hizmetlerle işaret arasında markasal bir bağlantı kurmasını sağlayacak bir ayırt edicilik içermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “BİZ SİZE DÖNERİZ” ibareli dava konusu başvurunun, 556 sayılı KHK’nın 7/1-a ve 5. maddeleri kapsamında ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bir ibarenin 556 sayılı KHK’nın 5. ve 7/1-a maddesi kapsamında ayırt edici olup olmadığının hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz emtiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.