YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1657
KARAR NO : 2021/3861
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-e, 87/1-d-son, 87/3 maddelerinde düzenlenen suçtan yargılanan sanık …’nin mutlaka duruşmaya çağrılıp veya SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde istinabe suretiyle elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
3)Sanık …’nin, 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-e. maddeleri uyarınca tayin olunan ”1 yıl 6 ay” hapis cezasının, TCK’nin 87/1-d. maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında hesap hatası yapılarak ”2 yıl 12 ay” hapis cezası yerine ”3 yıl” hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
4)Sanıkların kasten yaralama eylemi sonucunda katılanın hem yaşamını tehlikeye sokan bir duruma hem de kemik çıkığına neden olacak şekilde yaralanmış olması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlalinin ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği, sanıkların sadece en ağır sonuç olan katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaralama eyleminden sorumlu olacağı, bu nedenle temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan sonuca etkili olacak şekilde uzaklaşılmak suretiyle sanık …’nin sadece 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-e, 87/1-d-son maddelerinden, sanık …’un da TCK’nin 86/1, 87/1-d-son maddelerinden cezalandırılması gerekirken ayrıca TCK’nin 87/3. maddesi de uygulanarak sanıkların cezalarının artırılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
5)Oluşa, tarafların aşamalardaki iddia ve savunmalarına, tanık anlatımlarına, katılanın yaralanmasının niteliğine, cd inceleme tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanık … ile sanık …’un aynı fikir ve eylem birliği içerisinde katılanı yaraladıklarının anlaşıldığı olayda, sanık …’nin silahtan sayılan ele geçirilemeyen bıçak ile katılanı yaraladığı, sanık …’un ise silahtan sayılan bir cisim kullanmayarak beden yoluyla üzerine atılı suçu işlediği; sanık … ve sanık …’nin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirdiği ve 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi gereğince sanık …’un da 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-e, 87/1-d-son maddeleri gereğince sorumlu tutularak, silahla çıkığa ve hayati tehlikeye neden olacak şekilde kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6)Sanık …’un adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulmaması,
7)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanık …’nin hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
8)Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının, sanıkların ve sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.