Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2182 E. 2021/2515 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2182
KARAR NO : 2021/2515
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.10.2019 tarih ve 2019/377 E- 2019/764 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.02.2020 tarih ve 2020/127 E- 2020/253 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Eti Gıda San. Tic. A.Ş.’nin 18.04.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının usulüne uygun icra edildiğini, şirketin bakanlık tebliğinden sayılan şirketlerden olmadığı için genel kurulda bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu olmadığını, buna rağmen davalı sicil müdürlüğüne müracaat edilerek toplantıda bakanlık temsilcisi talep edildiğini, genel kurul toplantısının bakanlık temsilcilerinin huzuruyla açıldığını ve toplantı tutanağının divan tarafından imzalanmasından sonra bakanlık temsilcisinin toplantıyı terk ettiğini, davalı tarafça bakanlık temsilcisi tarafından imzalanmamış olması nedeniyle tescil isteminin reddine karar verildiğini, ret kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 02.07.2019 tarih ve 9835 sayılı ret kararına itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılmasına, 18.04.2019 tarihli genel kurulda alınan kararların tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’e göre bakanlık temsilcilerinin tutanakta imzasının bulunması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, genel kurul toplantısına talep üzerine iki bakanlık temsilcisinin katıldığı, ilgili Yönetmelik’te bakanlık temsilcisi görevlendirilen toplantılarda bakanlık temsilcisinin yokluğunda alınan kararların geçerli olmayacağı, toplantı tutanağında bakanlık temsilcisinin imzasının bulunmadığı halde tutanağın geçersiz olduğunun düzenlendiği, TTK’nın 422. maddesinde de benzer düzenlemenin yer aldığı, davalı idarenin işleminin Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olmasına ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’in 32. maddesinin 2. fıkrasına göre genel kurulunda bakanlık temsilcisinin bulunma zorunluluğu olmayan şirketlerde genel kurulu toplantıya çağıranların talep etmeleri ve bu taleplerin görevlendirme makamınca uygun görülmesi halinde bakanlık temsilcisi görevlendirileceğinin ve somut uyuşmazlıkta da bu madde hükmü uyarınca görevlendirmenin yapıldığının anlaşılmasına ve anılan Yönetmeliğin aynı maddesinin 4. fıkrasına göre de 2. fıkra uyarınca bakanlık temsilcisi görevlendirilen toplantılarda dahi bakanlık temsilcisinin yokluğunda alınan kararların geçerli olmayacağının düzenlenmiş olmasına ve 6102 sayılı TTK’nın 422. maddesinin 1. fıkrasına göre de genel kurul tutanağının bakanlık temsilcisince imzalanmamış olmasının müeyyidesinin geçersizlik olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,17.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.