YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4256
KARAR NO : 2010/6851
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, aynı şehir veya belediye hudutları içinde kiracının kendisine veya eşine ait konutu bulunması nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının aynı şehir veya belediye sınırları içerisinde konutu bulunduğundan kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ise söz konusu taşınmazların maliki olduğunu; bu taşınmazların sosyal durumu ve aile yaşantısına uygun bulunmadığını belirteterek davanın reddini savunmuştur.
6570 Sayılı Yasa’nın 7/son maddesine dayanılarak açılan tahliye davasında tahliye kararı verilebilmesi için davalı veya eşine ait olduğu ileri sürülen konutun kiralananla aynı şehir veya belediye hudutları içinde olması ve davalının sosyal durumu, aile nüfus sayısı itibariyle oturmasına elverişli bulunması gerekir. Bu iki koşulun bir arada bulunması zorunludur. Mücavir alanda olduğu halde belediye hududu içindeki yerlerden farksız her türlü belediye hizmetlerinden yararlanılan yerler de bu maddenin kapsamı içinde sayılır.
Olayımıza gelince; davacı davalının aynı şehir veya belediye sınırları içinde taşınmazı bulunduğundan kiralananın tahliyesini istemiştir.6570 Sayılı Yasanın 7/son maddesine dayalı olarak açılan tahliye davalarında kiracının veya eşinin sosyal durumu ve aile nüfus sayısı itibariyle oturulabilir bir evinin olması bu maddeye dayalı tahliye davası açmak için yeterlidir. Ayrıca kiralayanın ihtiyacını kanıtlamak zorunluluğu yoktur. Bu nedenle davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.O nedenle yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 7.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.