Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/15400 E. 2021/2691 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/15400
KARAR NO : 2021/2691
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
I-Sanık … Şenverdi hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
İhbar üzerine üç katlı inşaatın daraba ile kapalı zemin katında yapılan aramada bidonların içerisinden toplamda 14.600 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanık …’nin kaçak akaryakıtın yakalandığı yerin mülkiyetinin kendisine ait olduğu, bu yeri sanık …’ya kiraladığı ve kaçak akaryakıttan haberinin olmadığı şeklindeki istikrarlı savunmaları, sanık …’nın kaçakçılık yapmak için bu yeri kiraladığını ve gümrük kaçağı akaryakıtın tamamının kendisine ait olduğunu, sanık …’in kaçak akaryakıttan haberinin olmadığı şeklindeki ve sanık …’in savunmalarını doğrular mahiyetteki beyanları karşısında; sanık …’in atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve mahkumiyete yeter derecede delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II-Sanık … Hac Muhammed hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar şekilde söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmolunması,
2-14.600 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiilin kabul edilmesi gereken önemi sebebiyle teşdit uygulanmasının hakkaniyete uygun olacağı halde sanık hakkında alt sınırdan hapis cezası tayini,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca 2 numaralı bozma yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.