Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2852 E. 2021/1373 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2852
KARAR NO : 2021/1373
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2015 tarih ve 2014/761E. – 2015/202 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasındaki bayiilik ilişkisi kapsamında, davalı şirketin maliki olduğu taşınmazda davacı şirket lehine 22.1.2007 tarihli 15 yıl süreli kira sözleşmesi tesis edildiğini, davalının sözkonusu taşınmaz üzerinde davacı şirket bayiisi olarak faaliyet göstermekte iken Rekabet Kurulu kararları gereği aralarındaki ilişkinin 03.01.2012 tarihi itibarı ile sonlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında davalı şirketin sahip olduğu taşınmaz üzerinde 1.540,81 sabit yatırım yapıldığını, davalı şirkete 06.02.2007 tarihinde 705.450,00 TL 09.03.2007 tarihinde 352.725,00 TL kira bedeli ödendiğini, bayilik ilişkisi ile ilintili tüm sözleşmelerin öngörülen zamandan önce sonlandırılması sebebiyle, davacı şirketin peşinen ve kira süresi öngörülerek yapmış olduğu kira bedeli ve sabit yatırımların davacının yararlanamayacağı süreye denk gelen kısmının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kira bedeli olarak 712.102,59 TL ana paranın KDV’si ile birlikte ödeme tarihinden itibaren TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline, sözkonusu ana para bedeline ilişkin 317.175,37 TL semerenin KDV’si ile birlikte dava tarihinden itibaren TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV’siyle birlikte davalıdan tahsiline, akaryakıt istasyonuna yapılan sabit yatırım bedelinin davacının kullanılamayacağı süreye denk gelen kısmı olan 1.052,38 TL anaparanın KDVsiyle birlikte yatırım tarihinden itibaren TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDVsiyle birlikte davalıdan tahsiline, sözkonusu anapara bedeline, 447,65 TL semerenin KDV’si ile birlikte dava tarihinden itibaren TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV siyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki ilişkide kira sözleşmesinden başka bayilik sözleşmesi de bulunduğu, bayilik sözleşmesinin süresinin dolması nedeniyle sona erdiği, ancak beş yılı aşan uzun süreli kira sözleşmesinin Rekabet Kurulunun Kararları nedeniyle bayilik sözleşmesinin sona erdiği 23.11.2011 tarihinden itibaren geçersiz hale geldiği, bu tarihten sonra ilişkinin devam etmediği ve istasyonun 3.1.2012 tarihinde davacı tarafından söküldüğü, bu tarihin davacı tarafından fesih tarihi olarak bildirildiği, bu tarihten itibaren talepte bulunulduğundan, davacının talebi ile bağlı kalınarak hesaplama yapıldığı, davalı, tahsil ettiği toplam 1.058.175,00 TL kira bedelini bu tarihe kadar geçerli bir sebeble elinde tuttuğundan daha evvel sebebsiz zenginleşme gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden semere isteminin reddi gerektiği, yatırım bedeli olarak hükmünü tamamlayan sözleşme nedeniyle davalının elinde de kalmayan harcamaların istasyon söküldükten sonra davalının elinde kaldığının kabul edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 709.183,90 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 31,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.