YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/18663
KARAR NO : 2010/3965
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık … müdafiinin usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmediği anlaşıldığından, duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs, sanık … hakkında silahlı örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, sanık …’un anılan örgütün üyesi olduğu kabul edilmiş, cezaları
azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma ilamında belirtildiği üzere sanık … hakkında 765 sayılı TCK’nın 146. maddesi uyarınca hüküm kurulup CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç cezanın bozma öncesi belirlenen cezaya indirilmesi gerekirken hem 765 sayılı TCK’nın 146/1 hem de 5237 sayılı TCK’nın 314/2 ve 149/a maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanık …’in 765 sayılı TCK’nın 146/1, 59/1. maddeleri gereğince müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin bölümünün sonuna CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı nedeniyle sonuç hapis cezasının 14 yıl 7 ay hapis cezası olarak belirlenmesi, hüküm fıkrasından sanığın 5237 sayılı TCK’nın 314/2 ve 149/a maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair bölümün çıkartılması suretiyle, sanık … hakkında silahlı örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükmün DOĞRUDAN, sanık … hakkında Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs suçundan kurulan ve re’sen de temyize tabi olan hükmün ise DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında, patlayıcı madde atma suçundan kurulan hükme gelince;
Sanığın 05.07.2000 tarihinde Çağlayan İmar Bankasına patlayıcı madde atma sonucu zarar meydana geldiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 174/1 ve 151/1, 152/2-a maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı hukuki durumunun ve lehe yasa değerlendirmesinin buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.