YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3873
KARAR NO : 2020/597
KARAR TARİHİ : 23.01.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte ikametgah ilmühaberi kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın denetim süresi içinde 29/04/2014 tarihinde işlediği TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu uzlaşma kapsamına alınmış ise de; sanığın güncel adli sicil kaydının incelenmesinde; denetim süresi içinde 15.05.2014 tarihinde işlediği TCK’nin 179/2. maddesine uyan trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2018 tarihli 2018/48 Esas ve 2018/508 Karar sayılı 4.500 TL adli para cezasını içeren ilamı nedeniyle hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu ve 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.09.2010 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 14.05.2018 tarihinde kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 15.05.2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nin 356. maddesinde düzenlenen “sahte ikametgah ilmühaberi kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 23.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.