YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4948
KARAR NO : 2021/3684
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraatlere, mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’ya yönelik tehdit ve hakaret, sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’ya yönelik tehdit ve hakaret, sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’ya yönelik tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar …, … ve … müdafiilerinin sanıklar hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat hükümleri nedeniyle sanıklar lehine hazine aleyhine vekalet ücreti ödenmemesi gerekçesi ile vekalet ücretine hasren temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Aynı dava kapsamında sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından mahkumiyet hükümlerinin de verildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin beraat eden sanıklar …, … ve … yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hazine aleyhine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanıklar …, … ve … haklarında 5237 sayılı TCK’nin 106/2-c maddesi uyarınca “Birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit” suçlarından kamu davası açılmasına rağmen, sanıklar hakkında “silahla tehdit” suçlarından beraat hükümleri verilmiş ise de, bu hususlar mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak değerlendirildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya
göre sanıklar …, … ve … müdafiileri ile katılanlar …, … ve … vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama, sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama, sanık … hakkında katılanlar … ile …’ı kasten yaralama, sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’a yönelik tehdit ve hakaret, sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’a yönelik tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar …, … ve … vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar …, … ve … haklarında katılan …’yu kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar …, … ve ….’nın kız kardeşleri ile katılan …’nın resmi nikah olmaksızın bir süre birlikte yaşadıktan sonra ayrılmaları nedeniyle iki aile arasında husumet bulunmakta ise de, olay günü katılan …’nın yanında diğer katılan sanıklar olan abisi… ile yengesi … de olduğu halde, kovuşturmada tanık olarak dinlenilen annesi …’yı hastaneye getirdikleri, muayene sonrasında köylerine dönüş yolunda sanık …’nın kendilerini görerek kardeşleri sanıklar … ve…’i de yanına çağırarak hep birlikte araçları ile katılanların içinde bulunduğu aracı takip ettikleri, bu nedenle yol üzerindeki petrole sığınmak için duran katılan …, … ve … ile kavgaya tutuştukları, katılan …’nın basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve katılan …’in de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıkları olayda, ilk haksız hareketin sanıklar …, …ve… kardeşlerden geldiğinin anlaşıldığı, nitekim katılan sanık … hakkında katılan sanıklar … ile…’a yönelik kasten yaralama, yine … ve … haklarında da katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama suçlarından meşru müdafaa nedeniyle beraat kararları da verildiği anlaşıldığından, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanıklar …, … ve … haklarında verilen mahkumiyet hükümlerinde;
aa) … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 15.07.2013 tarih ve 1882 sayılı adli rapora göre, katılan …’nun yaralanmasının “basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı” tespit edildiği ve bu nedenle sanıkların kasten yaralama eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi kapsamında kalmasına rağmen, sanıkların temel cezalarının TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenmesi suretiyle sanıklara eksik cezalar tayini,
Kabule göre;
bb) Sanıkların, katılan …’ya yönelik kasten yaralama eylemleri nedeniyle TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca temel cezaları belirlenirken TCK’nin 61. maddesinde belirtilen aynı ölçütlerden bahsedilmesine rağmen, sanıklar … ve…’in 150 gün adli para cezaları ile, sanık …’nın ise 160 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle, hükümlerde çelişki oluşturulması,
b) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünde;
Sanık …’nın katılan …’nın içinde bulunduğu aracı gördükten sonra, kardeşleri olan diğer sanıklar … ve…’i de çağırdığı, hep birlikte araçları ile katılanların içinde bulunduğu aracı takip ettikleri, bu nedenle yol üzerindeki petrole sığınmak için duran katılan …, …. ve … ile kavgaya tutuştukları, bu kavga sırasında sanık …’nın eliyle vurmak suretiyle, sanık …’nin TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan elindeki tornavida ile sanık …’in de yine silahtan sayılan sopa ile vurarak katılan …’yı basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladıkları olay nedeniyle, sanık …’nın temyiz dışı kardeşleri olan sanıklar … ve… ile birlikte katılan …’yı TCK’nin 37. maddesi uyarınca iştirak iradesi içerisinde yaraladığının anlaşılması karşısında, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasında ek savunma da verilmesi suretiyle TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiileri ile katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’yu kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar …,…. ve …’nın kız kardeşleri ile katılan …’nın resmi nikah olmaksızın bir süre birlikte yaşadıktan sonra ayrılmaları nedeniyle iki aile arasında husumet bulunmakta ise de, olay günü katılan …’nın yanında diğer katılan sanıklar olan abisi… ile yengesi … de olduğu halde, tanık olarak dinlenilen annesi …’yı hastaneye getirdikleri, muayene sonrasında köylerine dönüş
yolunda sanık …’nın kendilerini görerek kardeşleri sanıklar … ve…’i de yanına çağırarak hep birlikte araçları ile katılanların içinde bulunduğu aracı takip ettikleri, bu nedenle yol üzerindeki petrole sığınmak için duran araçtaki katılan …, Mehmet ve … ile kavgaya tutuştukları, katılan …’nın basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve katılan …’in de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıkları olayda, ilk haksız hareketin sanıklar …, … ve… kardeşlerden geldiğinin anlaşıldığı, nitekim katılan sanık … hakkında katılan sanıklar … ile…’a yönelik kasten yaralama, yine … ve … haklarında da katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama suçlarından meşru müdafaa nedeniyle beraat kararları da verildiği anlaşıldığından, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık …’in katılan …’e yönelik 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamındaki basit kasten yaralama suçunun, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile; 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi suretiyle yapılan değişiklik nedeniyle, farklı mağdura(…’e) yönelik olarak işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanık ile katılan … arasında 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.