YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1920
KARAR NO : 2021/1292
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19/01/2016 gün ve 2015/615-2016/24 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenmiş ise de 13.05.2016 tarihinde davacılar vekili tarafından verilen davadan feragat dilekçesi de dikkate alınarak, dosyanın incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildeikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar,duruşma tutanakları,ve tüm belgeleri okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada, davacıların eşi ve anneleri olan …’ın davalıların maliki ve sürücüsü oldukları araçta yolcu iken gerçekleşen trafik kazasında yaşamını yitirdiğini, davacıların bu suretle murislerinin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için 1.000.- TL olmak üzere toplam 6.000.- TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı … için 15.000.- TL, diğer davacıların her biri için 10.000.- TL olmak üzere toplam 65.000.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı …’ya husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacıların tüm zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtilen şekilde hesaplama yaptırılması için gerekli delil avansının yatırılması için davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içinde delil avansının yatırılmadığı, bozma ilamında belirtilen şekilde yeniden hesaplama yaptırılamadığı gerekçesiyle davacılar …, … ve … dahil tüm davacıların maddi tazminat talebinin reddine, uyulmasına karar verilen bozma ilamında bozma kapsamı dışında bırakılmış olması dikkate alınarak, davacı … için 9.000,00 TL, davacılar … ve …için 7.500,00 TL, davacılar …, … ve … için 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve Şanlı Otomotiv San. İnş. Tur.ve Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09.06.2017 tarihli, 2016/11664 E., 2017/6631 K. sayılı ve 18.09.2018 tarihli, 2018/3698 E., 2018/7893 K. sayılı iki ayrı geri çevirme kararıyla dava tarihinde henüz rüşte ermemiş … vekilinin vekalet görevinin adı geçen davacının temyiz tarihinde rüşte ermesi nedeni ile sona erdiği kabul olunarak yeni bir vekaletname verilmesi gerektiği ve bilahare ilk geri çevirme kararı sonrasında anılan davacı vekilinin vekillikten istifası nedeni ile asile tebliğ yapılıp sonucuna göre işlem tesisi öngörülmüş ise de vekalet ilişkisi sona erme sebepleri 6098 Sayılı TBK’nın 512 ve 513. maddelerinde sınırlı olarak sayılmış olup avukatın, vekalet ilişkisinin vekil edenin rüşte ermesi nedeniyle sona ermesi söz konusu olmayıp vekilin istifasından önce yapmış olduğu usul işlemlerinin geçersizliğini gerektirir bir hal söz konusu olmadığı gibi davacılar vekili Av. …’in 12.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinden sonra davacı … dışındaki diğer davacı asillerin temyizden feragatinin davacı … bakımından hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla davacı … bakımından sunulan temyiz dilekçesindeki sebeplerle sınırlı olmak üzere temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2- Bu çerçevede davacı …’ın temyiz incelemesine gelince, mahkemece bozma sonrası öngörülen bilirkişi incelemesinin yapılması için delil avansının süresi içerisinde yatırılmadığından bahisle sigorta şirketinin yaptığı ödeme dışında kalan bakiye tazminat istemi bakımından davanın ispatlanamadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de delil avansının öngörülen sürede, o tarihteki davacılar vekili Av. … tarafından 26.10.2015 tarihli makbuzla yatırılmış olduğu gözden kaçırılmak sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı … bakımından bozulması gerekmiştir.
3- Davacılar …, …, …, … ve … tarafından ibraz edilen 13.05.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiş olup HMK’nın 307. maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu itibarla, davacılar …, …, …, … ve …’ın temyiz istemlerinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiğine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı … bakımından BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar …, …, …, … ve …’ın temyiz istemlerinin feragat nedeniyle REDDİNE, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 16/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.