YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23326
KARAR NO : 2020/17533
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
Görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.07.2019 tarihli ve 2019/6403 soruşturma, 2019/9411 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/2741 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.12.2019 tarihli ve 2019/17485 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2020 tarihli ve 2019/135845 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre,
1) Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmakta iken, 16.01.2019 tarihinde T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kuruma sevk edilen müşteki hükümlünün, sevk edilmeden 3 gün önce koğuşunun bulunduğu koridorda … tarafından darp edildiğini iddia ettiği somut olayda, dosya arasında bulunan 15.01.2019 tarihli ve 3554 sayılı Adlî Raporunda müşteki hükümlünün sağ el bileğinde hafif kızarıklık mevcut olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında bulunan ve müşteki hükümlüye karşı herhangi bir eylemde bulunulduğuna ilişkin kayıt içermeyen kamera kayıtlarının ise 13.01.2019 tarihine ilişkin olduğu anlaşılmakla, özellikle müşteki hükümlünün koğuşunun bulunduğu koridoru gösteren, yine varsa müşteki hükümlüye yönelik iddia edildiği gibi bir eylem yapıldığını gösterir 14.01.2019, 15.01.2019 ve 16.01.2019 tarihli kamera kayıtlarının getirtilerek şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu yönden kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2) Soruşturma sırasında, Alanya Adliyesinde zabıt katibi olarak çalışmakta olan, “Ahmed Alper Telli”ye, dosya tevdii edilerek, dosya arasında bulunan CD içindeki kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu alınmak suretiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 63. maddesindeki, “(1) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re’sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. Ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3.11.2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. (2) Bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok olarak saptanması, hâkim veya mahkemeye aittir. Birden çok bilirkişi atanmasına ilişkin istemler reddedildiğinde de aynı biçimde karar verilir. (3) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da bu maddede gösterilen yetkileri kullanabilir” şeklindeki düzenlemeye nazaran, 27.06.2019 tarihli ve 2019/6403 soruşturma sayılı “Bilirkişi Yemin ve Evrak Teslim Tutanağı”nda bilirkişi listesinden alanında uzman bir bilirkişi seçilerek, düzenlenecek rapora göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Alanya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/2741 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.