Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32076 E. 2020/16632 K. 24.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32076
KARAR NO : 2020/16632
KARAR TARİHİ : 24.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/04/1986-25/01/2010 tarihleri arasında çalıştığını, emri altında 3 usta başı çalıştığını, son ücretinin 2.450,00 TL olduğunu, iş yerinde haftanın 6 günü 07:30-18:30 saatleri arasında çalıştığını, son 7 yıldan bu yana izin kullanmadığını, bu yoğun tempoda çalışması nedeniyle kanser olduğunu, davacının hastanede yatmaktayken gerçek maaşının 1.600,00 TL olmasına rağmen sigorta priminde daha az gösterildiğinden davacının tedavisi esnasında maaşının Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan eksik aldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret farkı, prim, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01/08/1986-25/01/2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, son ücretinin brüt 900,00 TL olduğunu, kıdem tazminatının son maaş bordrosuna yansıtılarak ödendiğini, davacının kesintisiz olarak çalışmadığını, yaklaşık 25 ay hastalık nedeniyle işe devam etmediğini, işyerinde 07:30- 17:45 saatleri arasında çalıma olup, fazla mesai yapılmadığını, davacının kullanmadığını 195 gün izni bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait işyerinde toplam hizmet süresinin 20 yıl 24 gün olduğu, dosya kapsamından davacının emeklilik nedeniyle hizmet akdini feshettiği bu nedenlerle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Dava dilekçesinde davacının son 7 yıldır yıllık ücretli izin kullanamadığı ve 210 günlük yıllık ücretli izin hakkı olduğu iddia edilmiş, davalı ise cevap dilekçesinde davacının fesih tarihine kadar kullanmadığı yıllık ücretli izin süresinin 195 gün olduğunu beyan etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından davacının kullanmadığı 195 günlük yıllık ücretli izin hakkı olduğu kabul edilmesine karşın, yıllık ücretli izin alacağını 176 gün üzerinden hesaplayan hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.